Kısa Kısa

SATRANÇ TAŞI

ÖYLE hissediyorum bazen. Kendimi sevdiğimin elinde bir satranç taşı gibi görüyorum. Beni bir oraya koyuyor, bir buraya. Bu konulmaların oyunda yenmek ve yenilmek ile de elbette bağlantısı bulunuyor. Diyorum ki; ne önemi var yenmenin, yenilmenin sevdiğinin avuç içinde olduktan sonra. Ne önemi var, onun parmaklarıyla yer değiştirdikten sonra… Hiçbir önemi yok. Benim tek dileğim o …

EKMEK ARASI HELVA

HEP öyle hissettim seni… Benim ekmek arası helvam gibiydin. Dışarıdan bakıldığında birilerine belki de çok basit gelecek. Olsun. Ekmek kutsalım benim. Nimet. Ekmeğin küstüğü haneler yıkılmaya ramak kalmış ailelerdir. Öyle bellettiler bize. Aziz olan ekmeğin arasına koyduğum helva çocukluğumun nasıl en kıymetlisiyse sen de benim için öylesin. Kıymetlisin. Kutsisin. Doyuranımsın, doyamadığım. Ve ekmeğimin arasına koymaktan …