HAFIZ

AH diyor durmadan yakınıyordu. Arada ellerini dizlerine hızlıca vurduğu da görülüyordu.

Ah hafız diyordu, ah. Ne yaptın böyle sen?

Oysa ben sana ne kadar güvenmiştim.

Yıllar geçti en küçük bir tereddüt bulutu bile geçirmedim içimden.

Daim ezberindeyim demiştim.

Unutmaz beni diye bellemiştim.

İsmimi, cismimi, duygularımı, düşüncelerimi, hülyalarım…

Hepsini sana emanet etmiştim.

Kalbimi hatta.

Hatırlasana kalbimi vermiştim sana.

Muhafaza edecek, koruyacaktın. Önce ismimi sonraysa hâtıralarımı.

Çoğaltmanı bile bekledim üstelik, saklaması yetmez demiştim.

Zihninin toprağında beni koruma altına alarak büyütmeni istedim.

Aklında büyümek.

Gönlünde hep diri kalmak.

Hepsi bu kadardı, hepsi.

Ah hafız, ah!

06.03.2018

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir