BAŞKALARININ GÖZÜNDE YAŞAMAK

YAŞAMAK MIDIR başkalarının gözüne girmek için bunca çaba, bunca emek?

Değer mi bu kadar yorgunluğa?

Sevilmek istiyorsun, tamam.

Beğenilmeyi talep ediyorsun, peki.

Takdir edilmeyi bekliyorsun, kabul.

İlgi görmeyi diliyorsun, anlıyorum ama bunlar için kendini paralaman mı gerekiyor?

Kendin olmaktan çıktığın vakit elde ettiklerinin bir mânâsı kalır mı?

Ve…

Başkalarının gözünde yaşamak, yaşamak mıdır?

ŞİMDİYE kadar başkalarının gözünde yaşamaya baktın.

Ne yokuşlar tırmandın, ne çöller geçtin, ne soğuklar yedin ve ne çok terledin…

Değdi mi?

Başkalarının önemsediklerini önemsedin.

İyi dediklerine iyi, kötü bellediklerine kötü dedin. Kendi fikrini ve beğenilerini hiç dile getirmedin.

Tamamen onay almak için didindin.

Dün iyi dediklerine bugün kötü dediklerinde bunu hemen kabullenip sende hemen aynı yargıyı kabullendin.

Minik bir tereddüt bile göstermedin kendinle bunca çeliştiğin halde.

Ne onları ne de şahsını sorgulamadın.

Üzerinde durmaya bile değer bulmadın.

Ne oldu şimdi? Bağın göğe erdi mi?

Hadi sor kendine…

Başkalarının gözünde yaşamak, yaşamak mıdır?

AĞIR bedeller ötedir başkalarının gözünde yaşama sevdası insana.

Ödünler verdirir.

Gereksiz esnemelere sebep olur.

Ferdiyet kalmaz, birey olunamaz. Şahsiyette mühim kayıplara neden olur.

İbadetler riyaya döner.

Dualar ruhunu yitirir, samimiyet bacadan kaçıp gider.

İyilikler gösteriş hâlini alır.

Giyimde özenti baş gösterir.

Gidilen mekânlar başkalarının ne kadar güzel yorumlar yazdığına göre tercih edilmeye başlar.

Eve alınan eşyalar ne kadar işe yaradığına göre değil başkalarına ne kadar hava atılabileceği üzerine odaklanır.

Araçlar için ayağımızı yerden kessin ilkesi kaybolur sükse vasıtası şekline dönüşür.

Borç batağında yüzersin ama kuyruğu dik tutmak için biraz daha batağa sürüklenirsin.

İşte tüm sebeplerle diyorum ki;

Başkalarının gözünde yaşamak, yaşamak mıdır?

TAKLİDİN kurbanı olmuş durumdayız.

Üstelik bunu gönüllü olarak, bile isteye yapıyoruz.

Boğazımıza çalınacak olan bıçağı bile sevimli bir süs eşyası görme eğilimindeyiz.

Bu yakışık alır mı?

Ömür sermayesi pek kısa değil mi? Buna rağmen yapmamız gereken işler ve görevler çok fazla değil mi?

İşte bu nedenle bir kez daha demeliyiz ki;

Başkalarının gözünde yaşamak, yaşamak mıdır?

ALKIŞ almak için bunca yıpranmak reva mıdır? Hak mıdır?

Üstelik o alkışlar hak edilmiş alkışlar mıdır?

Paylaşımlarımızın beğeni sayısını arttırmak için bunca zaman harcanır mı?

Bunlar bize iç sükûnetimizi kazandırmıyor.

Telaşımızı arttırıyor.

Bu, bizim hayatımız, bizim sorumluluğumuz.

Kendimiz için neyin daha iyi olduğunu yine en iyi biz biliriz.

Başkalarının doğru ve mükemmel gördüğü şeyler bizim için beş para etmeyebilir.

Kendi hayallerimizi oluşturup onların peşinden giderek başarıya ulaştıracak olan biziz.

Verdiğimiz kararların neticesi olumlu veya olumsuz bizim omuzlarımızdadır.

İnsanların düşünceleri değişir. Bugün ak dediklerine yarın kara diyebilirler rahatlıkla. Hiçbir ilkeye bağlı olmadan onlar öyle dediler diye yine biz de onları onaylamayı sürdürecek miyiz?

Ne zaman hayır demeyi öğreneceğiz?

Her zaman herkesi memnun etmenin imkânsızlığına ne vakit kâni olacağız?

Hasadımız ektiklerimizdir.

Başkalarının gözünden kendimize bakmak başka, onlara göre yaşamak daha başkadır.

Sen iyi ol zaten sevileceksin.

Sen doğru ol zaten yolun mutluluğa çıkacaktır.

Babamızın, annemizin, sevdiklerimizin ve çevremizin gözünde iyi görünmek için daha ne kadar yaşayacağız?

Ne vakit kendimiz olacağız? Kendimiz için yaşayacağız? Hakikat çeşmesinden doyasıya içeceğiz?

Rüştümüzü kendimizden başkasına ispat etmeye mecbur olmadığımızı bileceğiz.

Ve…

Karar verdiysek son defa tekrar soralım.

Başkalarının gözünde yaşamak, yaşamak mıdır?

Ya Selâm!

18.03.2022

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/baskalarinin-gozunde-yasamak/679066

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.