ELMAS KOLYEYİ TAŞIMAK

Ramazaniye – 20

ZORDUR elmas kolyeyi takmak.

Onu taşımak herkesin kârı değildir çünkü.

Cenk meydanına çıkmak demektir bu.

Tüm düşman gözlerin şerli bakışlarını sana yönlendirmesi ve amansız bir takibe almaları anlamına gelir.

Üzerinde taşıdığın o muhteşem elmas kolyeden seni uzaklaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar.

Her numarayı çekerler.

Akla hayale gelmeyecek algı oyunları kurarlar.

BAZEN o elmas kolyeyi kendileri inanmadıkları halde yüceltirler.

Seni küçülterek bunu yaparlar.

Buna lâyık olmadığına inandırırlar.

Senin onu anlayamayacağına, kavrayamayacağına ikna etmek için çabalarlar.

Onun saflığını dile getirirler.

Berrak oluşunu nazara verirler.

Billur gibi olduğuna vurgu yaparlar.

Katışıksız olduğunun altını çizerler.

Saflığına övgüler dizerler.

Bileklere, döşlere, kulaklara, parmaklara nasıl da yakıştığını ballandıra ballandıra anlatırlar.

Önce ikrar anlamına gelen bu cümlelerle seni kazanırlar.

Onların elmas kolyeye olan bu hürmetleri, bilgileri, takdirleri sende bir yumuşama meydana getirir.

Gardını indirmeni sağlar.

Doğru olduklarına kanaat getirdiğin için artık bir müddet sonra sorgulamayı bırakıp kendini güvende hissetmeye başlarsın.

İşte esas işlem bundan sonra başlar. Tuzağı kurma faaliyetine hız verilir.

Denir ki, o yüce ama sen değilsin.

Günahkârsın.

Acizsin.

Eksiklisin.

Onu takacak bilek sende yok. Onu taşıyacak döş sende ne arar? O kulaklara sen ne zaman sahip oldun ki gibi cümlelerin telkin gücüyle kendini değersiz hissetmeye başlarsın.

Bu süreç işledikçe hürmetin devam ettiği halde elmas kolye ile arana mesafeler girer.

Ardından ancak onu şu kişiler takabilir derler. Sadece şu özelliklere sahip olanlar taşıyabilirler gibi önermelerde bulunurlar.

Bundan sonra sen bunu asla takıp taşıyamayacağını, kendin inceleyemeyeceğini, dokunamayacağını, anlayamayacağını, özelliklerini takdir edemeyeceğini kabul edersin.

Netice itibariyle bundan böyle sadece onun hakkında eksik, yanlış ne söylenirse onları dinleyecek ve tekrar etmekle yetineceksin.

KİMİ vakit ise gözünden düşürmeye çalışırlar.

Türlü hilelerle güya açık yerler bulurlar, eksiklikler izafe ederler.

Şuradan alınma, buradan aparılma gibi enva-i çeşit aslı astarı olmayan nitelemelerde bulunurlar.

Sıradan bir elmas muamelesi yapmaya başlarlar ve senden de bunu beklerler.

Kafanı bulandırıp kuşkularını arttırmayı sürdürürler.

Orijinal değil derler.

Bunu ispat etmek için gerçek dışı savlar öne sürerler.

Birinci yöntemle o elmas kolyeden seni uzaklaştıramamışlarsa bu yöntemi devreye alırlar.

Eğer seni bu yaklaşımla da ablukaya alamamışlarsa elbette ellerinde başka yöntemler vardır. Onları işletmeye başlar.

BEN Ramazan olarak senin üzerinde kurulan bu tuzağı her sene çökertmek için gelirim.

Evrenin en önemli elması olan vahyi ilahiyi, Kur’an-ı Kerim’i dikkatine sunmak için emek harcarım.

Çabalarım.

Seni ondan, O’nu senden uzak tutmaya çalışan bu hilebazların desiselerini gözlerinin önüne sererim.

Onların inadına daha fazla Kur’an’la hemhal olman için fırsatlar oluşturmaya çalışırım.

Sair zamanlara göre daha fazla Kur’an’a kalbini açman için önerilerde bulunurum.

Dediğim gibi, bu benim görevim.

Kur’an ayını Kur’an’dan uzak geçirmene dayanamam.

Üzülürüm.

Onu anlaman için, daha fazla anlaman için vakit ayırmanı, kafa yormanı, kendini buna adamanı dilerim.

Çünkü ben Ramazanım.

Kur’an’ın içinde inzal olduğu ayım.

Demem o ki, bu elmas kolyeyi Rabbim senin için gönderdi.

Kıymetini bil ve çok iyi koru.

Korumanın ise anlayıp uygulamaktan geçtiğini bilmem söylememe gerek var mı?

21.04.2022

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/elmas-kolyeyi-tasimak/686348

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.