FETİH HAKKI

ÖNCELİK özdedir.

Kişinin kendisine yönelik olmalıdır.

Kendi iç dünyasını mamur edemeyenlerin başkası için bayındır olabileceğini düşünmek nâfiledir.

Abat olmayanlar ancak başkalarının berbat olmasına sebep olurlar.

Duygu ve düşüncelerini, buna bağlı olarak davranışlarını usulüne uygun bir şekilde bakıma alıp onları güzelleştiremeyenlerin başkalarının anlam dünyasına olumlu katkı sunması elbette beklenemez.

Mamur olan imar eder.

Kendini donatmamış kişiler gayrının gönül dünyasını tefriş edemez.

Sözü buradan fetih hakkına getirmek istiyorum.

Kendisini fethetmeye muvaffak olanlar ancak başkalarına bu yönde telkinde bulunabilirler.

Kişinin kendisini fethetmesi evvela fehmetmesiyle mümkündür.

Yani anlayacak…

Kendisini, duygularını, düşüncelerini, eylemlerini…

Ve…

Çevresini…

Akıp giden zamanın döngüsünde olup biteni…

Kalanı, yiteni…

Fırsatları, riskleri…

Her şeyi…

Bu sebeple henüz kendisiyle tanışmamış, duygularına âşina olmamış kişilerin yekdiğerini anlayıp çözümlemesini beklemek boşunadır.

İlk hedef kişinin kendisidir.

Benliğidir.

Özüdür.

Fıtratıdır.

KENDİ yıkımının mimarıysan bu, başkalarını da tahrip edeceğin anlamına gelir.

İlk iş sömürüden kurtulmaktır.

Sömürülmekten yakayı sıyırmaktır.

Kim tarafından yapılmaktadır bu? Elbette kendimiz tarafından…

Nefsimiz, şeytanımız ve bunların işbirlikçileri tarafından…

FÜTÛHÂT içeriden başlar.

Kendine söz geçiremeyenlerin bunu başkalarının üzerinde denemesi bahçivan makasıyla ince kalp ameliyatına yeltenmesi demektir.

Yanlıştır.

Sonuçları acıdır, can yakıcıdır.

CAHİLİYE kalıntılarından öncelikle kendimizi kurtarmalıyız.

Kendisini yanlışa kapatanların başkalarına doğru kapılar açması mümkün değildir.

Önceliğimiz aklımızı ve kalbimizi yüce kitabımızın bize önerdiği hakikatlere açmaktır. Buna ulaşma yolundaki engelleri bertaraf etmesidir.

Mânevî mıntıka temizliği yapmaya muvaffak olmasıdır.

Bunlar ise inanarak çabalamakla mümkündür. Sıkı bir iç disiplin ve yüksek bir motivasyonla elde edilebilir. İç ve dış saldırılara karşı “Ribat” uygulaması ile sağlanabilir. İradenin sağlam kullanılmasıyla kötülükleri azaltıp, iyilikleri çoğaltmakla ulaşılır.

Kendini fethetme hakkı ciddiyet ister.

Kararlılık ve devamlılık gerektirir.

İyi bir gözlem vazgeçilmez unsurdur.

Dinlemeyi becerebilmek esastır.

Yerinde susmak ve gerektiği zamandaysa doğru soruları cesaretle sorarak sahici cevapların peşine düşmek lazımın lazımıdır.

Ve…

Yargıya düşmemek, kendini ve başkalarını kategorize etmemek, etiketlememek, ötekileştirmemek…

KENDİNE saygı duymak fethin ilk kapısıdır. Bağlı olarak başkalarına da hürmet kaçınılmazdır.

Farkındalık kazanmak ve hiçbir hâdiseyi ıskalamamak peşi sıra gelmelidir.

Çevreyle ve tüm varlıklarla kulluk bilinci ile iletişim kurmak altın kuraldır.

Şükür duygusunu arttırıp şekvadan uzak kalmak başarılmalıdır.

Duygusal dalgalanmalar söndürülüp aza indirilmeli hemen ardından düşünce ve davranışlar netleştirilmelidir.

Başkalarının şeytanî yönlendirmelerine kendini kapatıp gerçeklere teşne olmak kişinin kendini fethetmesi yani doğru kapılar açması demektir.

Egemenlik hakkını nefsine devretmiş olmaktan çıkarıp gönle ve akla iade etmesidir.

Başarabilenlerden olabilmek niyazıyla…

Ya Selâm!

31.12.2021

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/fetih-hakki/663430

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir