KİTAPLARIYLA KÖYÜNE KÜTÜPHANE KURAN ŞAİR

EKREM KAFTAN

HAYATININ kozasını kitapla ören gayretli insanlar tanıdım.

Dikkatleri başka alanlara yönelmeyen ve dağılmayan bu insanlar öğrenme, bilme ve olma istikâmetinde usanç duymadan yürürler.

Yorulmazlar.

Zira bunu kendilerine yasaklamışlardır.

Bir adım atmak için bin adımı göze alan bu gözü kara insanları bilmek gerek.

Tanımak gerek.

İzlerini sürmek gerek.

Yaşarken kıymetlerini bilmek gerek.

İşte bu kişilerden birisi de şair ve gazeteci Ekrem Kaftan’dır.

Şiirden, yazıdan, sanattan, kültürden çıkartılması mümkün olmayan bir kaftanın içinde yaşayıp gidiyor.

İstanbul’da yaşadı.

Sergiler gezdi, etkinlikler takip etti, çalıştığı gazetelerin kültür sanat sayfalarında başka gazetelerde olmayan haberlere imza attı.

Kültür Sanat muhabiri olmak ne demektir, bunu icra ederek gösterenlerden.

Bu sayfaları hakkını vererek yönetmek nasıl olur, ispat edenlerden.

İyi bir şair nasıl olunur sorusunun da cevabıdır aynı zamanda kendisi.

Gazetecilikten emekli oldu ama kültür adamlığından, şairlikten emekli olmadı.

Gitti köyüne kütüphane kurdu.

Denizli’nin Tavas ilçesi. Merkeze on km mesafede Vakıf köyü.

Bahçe içinde.

Tabiat kitabının içinde şirin bir kütüphane…

Konfor düşkünlüğünün zirve yaptığı bu çağda Ekrem Kaftan konfor bozmayı denedi.

Ve başardı.

Biz de siz İstiklal Gazetesi okuyucuları için bu serüvenin hikâyesini öğrenmek istedik.

_____

– Yıllarca ulusal gazetelerde aktif gazetecilik yaptınız. Anadolu ajansında görev üstlendiniz. Sonra memlekete avdet ettiniz… Bu planlı bir geri dönüş müydü?

İstanbul, üniversite tahsili için geldiğimiz ve yaklaşık 33 sene boyunca ilmen, fikren, ruhen beslendiğimiz bir şehirdir. İstanbul aşkı bir kitaplık şiire dönüşmüştür. Bir köyden çıkıp yıllarca İstanbul’da Boğaziçi’nde kültür ve tarih rehberliği yapmak gibi bir bahtiyarlığa eriştik. Gazetecilik mesleğimizi en verimli şekilde icra ettik. Zamanla İstanbul, fizikî güzelliğinden de insanî güzelliklerinden de epey kayıplara uğradı. Artan nüfusa paralel olarak artan trafik, ömrümüzü yollarda tüketmemize ve sağlığımızı kaybetmemize yol açtı. Bütün bunları göz önüne alarak memleketimize geri dönmeye karar verdik. Emekli olmadan önce avdet etmenin planlarını yaptık ve çok şükür artık memleketimizdeyiz.

– Tüm enerjinizi, zamanınızı köyünüzde kütüphane açmaya yönelttiniz. Süreci anlatabilir misiniz?

Kitap ve kütüphane maalesef bizim milletimizin hayatında çok fazla yer tutmayan güzelliklerdir. Dinimizin ilk emri “Oku” olmasına rağmen, millet olarak okumaktan çok fazla zevk almayız ve dinlemeyi severiz. Bendeniz, ilahi bir ikram olarak okumayı çok seven bir fıtrata sahibim. Hayatımız boyunca sürekli okuduk ve yazdık. Ortaokul ve lise yıllarında kitap açlığımız çok fazlaydı. Daha o yıllarda kütüphane kurmayı hayat etmeye başladık. Emekli olunca da hayalimizi gerçekleştirmek için yola çıktık. Fakat, Denizli’nin büyükşehir belediyesi statüsü kazanmasıyla beraber, köyler köy statüsünü kaybederek mahalle statüsü alınca imar kanunları köylerde yaşayan insanlarımızın aleyhine oldu. Biz de bu kanunlara tabiri caizse tosladık. Belediye inşaat ruhsatı vermedi. İnşaatı zor tamamladık ve ruhsatlandırma süreci uzadı. Ancak yılmadık. Allah yardım etti ve başardık.

– Ne tür kitaplardan oluşuyor ağırlıklı olarak?

Kütüphanemizde din, tarih, sanat, klasik ve modern şiir, Türk ve Batı romanı, hikâyesi, felsefe, psikoloji, sosyoloji, hatırat, çocuk kitapları gibi çok farklı türlerde kitaplar bulunuyor.

– Kütüphanedeki kitaplar sizin şahsi olarak yıllarca edindiğiniz kitaplardan mı oluşuyor?

Kitapların yüzde doksanı şahsî kitaplarımdır. Kütüphanenin açılışını haber alan bazı dostlarımız kendi istekleriyle bazı kitapları gönderdiler.

– Giderek daha da fazla dijitalleşen dünyamızda kütüphane kurmaya soyunmak biraz içinde delilik barındırmıyor mu?

Dijital dünyanın ipinin ucu elektriktedir. Dünyada elektrik enerjisi bir anda ortadan kalksa, dijital dünya diye bir şey kalmayacaktır. Bu sözümüz işin latifesi. Ancak bilgi ve kültür sahibi olmanın yolu dijital materyallerden okumaktan değil, bizzat kitaplardan okumaktan geçer. Dijital ortamlardan okuyanların bilgilerinin çok sığ olduğuna bizzat şahidiz. “Kitâbî bilgi” diye bir kavram vardır. “Dijital bilgi” diye bir kavram zamanla üretilir mi bilemeyiz ama, dijital çağda cehaletin çok fazla yaygınlaştığını da üzülerek müşahede ediyoruz.

Şairlik biraz da deliliktir malumunuz.

Fakir şair olmakla biraz delilik taşıdığımızı inkâr etmiyoruz. Biz ecdadımızın yolunda yürüme azmini hiç kaybetmedik.

– Bu deliliğiniz destek mi buldu, köstek mi?

Bu deliliğimiz bürokrasiden müthiş bir köstek buldu. Küçük şehirlerde mahalli idarecilerin hayata, insana, eşyaya, kültüre, sanata ne kadar sığ baktıklarına bizzat şahit olduk. Buna rağmen hayalimizi gerçekleştirmekten vazgeçmedik ve hukuk yollarını kullanarak köstekleri çözdük.

– Kâğıda basılı materyal bizler için kolay vazgeçilemiyor. Bu türlü okumanın daha kalıcı olduğunu düşünüyor musunuz?

Yukarıda kısaca temas etmeye çalıştığımız gibi, akılda kalıcı bilgiyi elde etmenin yolu kitap okumaktan geçer. İnsan hafızası, kısa bir süre görüp geçtiği bilgiyi kaydetmeye zannediyorum pek müsait değil. Kitapların kokusu, hatta tozu bile insanı cezbeder. En azından bu bizim için vazgeçilmez bir gerçektir. Bilgi sahibi olmak ve bilgisini insanlarla paylaşmak isteyen kesinlikle “kitâbî bilgi”ye ulaşmalıdır.

– Eskiden bir evde hatta bir köyde tek bir kitap bulunur insanlar gidip okutarak dinlerlermiş. Şimdi köye kütüphane mi geldi?

Bizim köy ve köylüler eğer kadrini bilirse Türkiye’nin en talihli köyü ve köylüleridir. Onların ayağına binlerce kitap getirdik. Kahvelerde boş boş vakit geçirmek yerine kütüphaneye gelip kitap okurlarsa, hayatlarına çok güzellikler katacaklardır.

– Kaç kitap var?

Kütüphanemizde yaklaşık 10 bin kitap bulunuyor.

– Kütüphane kurma çalışmanız duyulduğunda kitap bağışı ile katkıda bulunmayı düşünenler oldu mu?

Yukarıda kısaca söylediğimiz gibi, bizi yakından tanıyan ve seven dostlarımız arasında kendi istekleriyle bazı kitaplar gönderenler oldu. Biz kimseden bedava kitap talep etmedik.

– Köyde kütüphanenin oluşu okumaya teşvik anlamında nasıl bir etkisi oldu?

Eğitim sistemimiz kitaptan ve okumaktan o kadar uzak nesiller yetiştirmiş ki, insanlar köyde bir kütüphane açıldığını bildikleri halde merak edip gelmeye ve okumaya üşeniyorlar.

Kütüphanemizin okuyucuları bizzat kendi köylülerimizden ziyade, farklı köylerden, hatta şehirlerden gelen okuyuculardır. İnşallah kendi köylülerimizi de kütüphaneye çekmeyi başaracağız. Bu yolculuk uzun sürecek bir yolculuk. Zira insanların güzellikleri bile kabullenmesi zaman alıyor.

– Gelenler daha çok ödev için mi geliyorlar yoksa ilim öğrenmek için mi?

Ödev yapmak için çok fazla kaynak kitabımız yok. Kütüphanemiz zengin bir kültür kütüphanesi özelliği taşıyor.

– Eski bir gazeteci ve iyi bir şair olarak siz kendinizi bu kütüphanede nasıl konumlandırıyorsunuz?

Bendeniz kendimi kütüphanenin hâdimi olarak görüyorum. Okuyucuyla bizzat ilgileniyorum. Soruları olursa cevap veriyorum. Aradığı kitabı bulup veriyorum ve tekrar yerine koyuyorum. Bu işi yapanlara eskiden “sahib-i kütüb” derlerdi sanırım.

– Bu kütüphanede vücut bulan şiirler oldu mu?

Kütüphanede elbette şiirler de yazıyoruz. Kütüphane ilham verici bir ortam. Binlerce kitabın arasında olduğumuz gibi, tabiatın ortasında, yeşillikler ve kuş sesleri arasında yaşamak elbette ilham veriyor.   

– Emekli olunca insan sanırım hatıraların hücumuna uğruyor. Sizde bu durum meyve verdi mi?

Emekli olur olmaz kütüphane kurma çalışmalarıyla beraber hatıratımızı da kaleme aldık ve birinci cildi yayınlandı. Hani meşhur söz vardır. “Gençler hayalleriyle, ihtiyarlar hatıralarıyla yaşar.”  Biz şair olarak kendimizi yaşlı bulmuyoruz ve hem hayaller hem de hatıralarla bir arada yaşıyoruz.

– Burada nasıl geçiyor günleriniz?

İnanın fiilen çalışmadığımız halde zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyoruz. Hayatımız kitapla toprak arasında geçiyor. Okuyoruz, yazıyoruz, mevsimi gelince bahçede domates, biber, patlıcan gibi sebze yetiştiriyoruz. Ağaçlarımıza bakıyoruz. Ömür sermayesini verimli harcamaya mümkün olduğunca gayret ediyoruz.

– Yeni kitaplar beklemeli miyiz?

Elbette. Her sene en az bir veya iki kitap hazırlamaya/yazmaya gayret ediyoruz. Zira insan ömrünün ne kadar olduğundan ziyade nasıl geçtiği mühimdir. Biz de mümkün olduğu kadar ardımızdan hayırla anılmamıza vesile olacak eserler yazmaya çalışıyoruz.

____

EKREM KAFTAN KİMDİR?

Adı Soyadı : Ekrem Kaftan
Doğum Yeri : Denizli Tavas Vakıf Köyü
Doğum Tarihi : 25.01.1967
İlkokul : Vakıf Köyü İlkolu (1974-1979)
Ortaokul : Tavas Ortaokulu (1980-1983)
Lise : Tavas Lisesi (1983-1987)
Lise : Bakırköy İmam Hatip Lisesi (1991- Açıköğretim)
Lisans : İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (1987-1991)
Yüksek Lisans : İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Yapı Sosyal Değişme (Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Sivil Din Eğitimi Cemaatler (Tez Savunmasına Girmedi)
Meslek : Gazeteci

İŞ HAYATI:
Türkiye Gazetesi (1992-2001)
Radyo Programcısı (Moral Fm 1999-2009)
Eminönü Belediyesi Başkan Danışmanı (2001-2005)
Bağcılar Belediyesi Başkan Danışmanı (2005-2009)
Anadolu Ajansı (2009- 2019)
28 Şubat 2019’da Emekliye Ayrıldı.

YAYINLANMIŞ ESERLERİ:
Yeryüzü Melekleri (Roman-1995) / Beyaz Zambak Gölgesinde (Şiir- 1997)
Gülistanbul (Şiir-1999) / Yâristanbul (Şiir -2001) / Kızıl Rüzgâr (Roman- 2001)
Sebebi Sensin (Şiir- 2005) / Son İstanbul (Şiir- 2007) / Bâd-ı Sabâ’ya (2007)
Üç Siyah Darbe (2008) / Aşkı Şairler Korur (Şiir- 2010) / Uzak Aşk’a (Şiir- 2017)
Hilâl’in Hüznü (Şiir-2019) / Darbenin Gölgesinde (Roman-2021)
Bâb-ı Âlî’de 33 Yıl (Hatırat-2021)

MESLEK TECRÜBESİ
Siyaset, ekonomi, sağlık, polis, adliye, kültür ve sanat muhabirliği yaptı. Kültür ve Sanat alanında uzmanlaştı.
Kültür ve sanat alanında özellikle Klasik İslam sanatları (Hat, Tezhib, minyatür, ebru, çini, cild, kat’ı) mimari, musiki, şiir, roman, sinema, tiyatro, resim vb. alanlarda araştırma, haber, röportaj, yazı dizileri, gezi yazıları yayınlandı.
Anadolu Ajansı’nda İstihbarat Şefi, Arapça Haberler Editör Yardımcısı, Yayıncı olarak görev yaptı.
İstanbul tarihi ve kültürü Boğaziçi tarihi ve kültürü üzerine gezi rehberliği yaptı.
Türkiye’nin birçok şehrinde ve Almanya’da konferanslar verdi.
Şiirlerinden bazıları bestelendi ve TRT Müzik tarafından klip olarak yayınlandı.
Editörlük ve musahhihlik yaptı.

18.05.2022

https://www.istiklal.com.tr/haber/kitaplariyla-koyune-kutuphane-kuran-sair-ekrem-kaftan/691539

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.