ON İKİ AYIN HİKÂYESİ

Ramazaniye – 26

AYLARA takılıp kalma.

Günlerin birbiri ardınca akıp gitmesi sende rutin duygusu oluşturup ülfetin girdabına düşme.

Orası uyuşukluktur.

Kendinden geçme hâlidir.

Cendereler içinde sıkılırsın, un ufak olursun ama kendini içine attığın o yaman gaflet uyuşukluğu kesilen uzuvlarından bile seni habersiz bırakabilir.

İşin şakası yoktur.

Hayatın şakası yoktur çünkü.

Ve yine…

Yaşamın tekrarı yoktur.

Her şey şimdiye dairdir.

Ne oluyorsa şimdi oluyor, şu anda vücuda geliyor.

Ya iman ile karşılanarak basiretle yönetildiği için ebediyet kazanıyor ya da ülfet ve gafletle malûl bir halde geçtiği için şekâvete sebebiyet veriyor.

Ne oluyorsa şimdi oluyor.

Bu sebeple aylara, günlere takılı kalma.

Şu aylar geçti, şunlar da gelecek gibi söylemler pek anlamlı değil.

Aylar senin hikâyen aslında.

Buraya odaklan.

Kilitlen hatta mümkünse…

Çünkü on iki ayın hikâyesi sensin.

SANA eşlik ettiğim bu ay iyi olman yetmez.

Abid olman kâfi gelmez.

Zahid olman kurtarmaz.

Çünkü hikâyen bu ayla sınırlı değil. Diğer on bir ay yine çok önemli. Oralarda da kalem seni yazıyor.

Seni çiziyor.

Seni olduruyor.

Demem o ki, ay, gün ve vakit kavramları üzerine biraz daha yoğunlaş.

Her birini zihnine farklı bir renkle, fotoğrafla veya anlatımla yerleştir. Her birinde ayrı bir güzellik keşfedip bul ve o aylarda da şimdi olduğu gibi senden istenen kulluk hikâyeni Kur’an-ı Kerim’in buyrukları ve Fahr-i Kâinat Efendimizin uygulamalarına mutabık bir hal üzere yaz.

Kendi hikâyenin kötü bir yazarı olma.

Kendi senaryosunun kötü bir kurgucusu olma.

Sana her ayı farklı bir güzellikte not edip hikâyeni renklendirerek daha iyi yazman için aylar hakkında bilinen şu bilgileri hatırlatmak maksadıyla paylaşıyorum.

MUHARREM Ayı; hicri ayların ilki haram aylardan sayılmıştır.

Safer Ayı; boş ve hâli olmak, sararmak anlamlarına gelir.

Rebî’ül-Evvel Ayı; ilkbahar, bolluk ve bereket anlamlarına gelir.

Rebî’ül-Âhir Ayı, baharın sonu anlamına gelir.

Cemâziyel Evvel Ayı; soğuk ve kurak anlamlarına gelir.

Cemâziyel Âhir Ayı; son mazi, geçmiş anlamlarına gelir.

Receb Ayı; azametli, heybetli, cennette bir nehir ismi anlamlarına gelir ve mübarek üç aylardan ilkidir.

Şâban Ayı; aralık, fasıla anlamlarına gelir ve mübarek üç aylardan ikincisidir.

Ramazan Ayı; yanmak demektir, çünkü bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günahları yanar, yok olur. Mübarek üç aylardan sonuncusudur.

Şevval Ayı; dişi develerin bu ayda kızgınlıklarının artması ya da havanın çok sıcak olması sebebiyle develerin sütünün azalması yüzünden bu adla anıldığı şeklindedir.

Zilka’de Ayı; cahiliye devri Arapları tarafından hurmaların olgunlaşması ve mahsulün toplanması anlamına gelir.

Zilhicce Ayı; hacca gitmenin içinde yapıldığı kameri ayların sonuncusudur.

YARIN Kadir Gecesi…

Kadir kıymet bilmek lazım ama bu sadece yine bir geceye soyutlanırsa diğer zamanlar hikâye bozulur.

Tekraren derim ki;

On bir ayı boş ve beleş geçirdikten sonra sadece geriye kalan Ramazan ayını iyi geçirmek yeterli değil.

Bu beni Ramazan olarak sevindiriyor, gönendiriyor, mutlu kılıyor ama senin için üzülmeme mâni değil.

Hikâyen bende güzel olsun ama diğer aylarda da iyi olsun.

Hakk rızasına uygun olsun.

İnan bu olursa ben tekrar geldiğimde seni daha iyi bulurum.

Daha enerjik bulurum.

Daha arınmış, daha kâmil bulurum.

İstediğim bu zaten.

Aslında on iki ayın değil bu senin hikâyen.

Sahip çık hikâyene!

27.04.2022

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/on-iki-ayin-hikayesi/687521

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.