PASİF SABIRDAN AKTİF SABRA GEÇMEK

Ramazaniye – 28

TAM yirmi sekiz gündür beraberiz çok şükür.

Kırmadan, dökmeden geldik bu güne…

Geriye iki günlük bir beraberliğimiz kaldı ama bu seni boşlayacağım, düşünmeyeceğim, tekrar döndüğümde seni bir daha bulmak istemeyeceğim anlamına gelmez.

Aksine daha fazla titizleneceğim.

Rabbim sana gelecek yıl için ömür verirse yine bu Kur’an ayını birlikte idrak edeceğiz, beraber bilinç basamaklarından yükseleceğiz.

Kendi bilinç yapımızı oluşturmak için yine gayret edeceğiz.

Kendilik bilincimizi Kur’an-ı Kerim verileriyle ve Sevgili Efendimizin bize gösterdiği uygulamaları ile inşa etmeyi sürdüreceğiz.

İnşallah…

Ben seninle yeniden kavuşmayı sabırla bekleyeceğim.

Senden de aynı şeyi bekleyeceğim.

SABIR konusunda pek çok bilgi var.

Hepsi de malumunuz zaten.

Hatırlatmam gerekse bile kısa geçmek isterim.

Sabır insanın can yakıcı, sarsıcı bir hâdiseyle karşılaştığı ilk anda verdiği tepkidir şeklinde ifade edilir.

İmtihanın devam eden sürecinde gösterilen ise sebattır.

İlk karşılaşmada verilen cevap sabır veya sabırsızlık ismini alırken, sonrasındaki olaya tahammül sürecine de sebatlılık veya sebatsızlık deniliyor.

İlk karşılama çok mühim.

Devamının nasıl olacağını da belirliyor bir nevi.

MUSİBET zamanında insanın kendisini tutması, kendisini tanımanın kapısını aralamak demektir.

Kişi böyle kritik zamanlarda kendi içsel tepkilerini fark edebiliyor.

Çok sabırlı olacağını, tahammül edeceğini önceden varsaydığı nice konularda hiç öyle olmadığını gösterdiği tepkilerle ortaya koyan kişi bu hâle kendi bile şaşırabilir.

İzah edemez.

Bir yere oturtamaz.

Hatta kabul edemez.

Dolaysıyla sabır konusunda ahkâm kesilmez.

Bol keseden atılmaz.

Kısacası yaşamadan bilinmez.

Bizimde seninle bu Ramazan iniş çıkışlarımız olmadı mı?

Köşeden dönüşlerimiz az mı?

“Ya sabır, ya selamet” dediğimiz konuları unuttun mu?

EYLEMSİZLİK değildir sabır.

Böyle düşünüyorsun yanlıştasın.

Oturup beklemek olarak yorumlanamaz. Beklediklerim ayağıma gelsin denilemez.

Nasibimse gelir Çin’den Yemen’den rahatlığına yaslanılamaz.

Sabır gayret ister.

Sabır heyecan ister.

Sabır öngörü ister.

Sabır gelecek umudu ister.

Sabır değişim, dönüşüm ister.

Sabır dua ister.

Sabır uzayan gözyaşıyla desteklenmiş secdeler ister.

Sabır kişilerarası nezaket ister.

Sabır ibadetin devamlılığında kendisini görmeni ister.

Sabır günahların cazibeli çağrılarına kulaklarını tıkamanı ister.

Sabır ilim ve bilgelik için uzunca yürümeyi ve herkes tatil ve eğlencedeyken odaklanmayı ve dikkatini asla dağıtmamanı ister.

Sabır duygu kontrolü ister.

Sabır aklın kullanımını ister.

Sabır öfkenin esaretine girmemek için mücadele ister.

Biz bunların bazılarını şu beraberliğimiz süresince belirli oranlarda olsa bile yaşamadık mı?

SON UYARILARIM olacak sana…

Bugünden sonra iki gün daha kısmet olursa hakikat sofrasında bağdaş kuracağız.

Kulağına küpe olsun desem basit kalır ama gönlünün tahtasına silinmez bir kalemle şunu yazmanı isterim.

PASİF SABIR:

Kötülük yapmamaktır, şerre tenezzül etmemektir, can yakmamaktır, kırıp dökmemektir. Cimriliğe ve israfa direnmektir ve hakeza…

AKTİF SABIR:

İyilik yapmaktır, gönüller almaktır, emek vermektir, gayret göstermektir, ter dökmektir, kötülükle mücadele etmektir, karanlığa bir mum yakmaktır, ilim için didinmektir, ibadetlerine devam etmektir, ahlakından ödün vermemektir.

Demem o ki; pasif sabrını aktif sabırla destekle.

İki kanadı da güçlü tut ki, rahat uçasın ve menzile vaktinde varasın.

29.04.2022

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/pasif-sabirdan-aktif-sabra-gecmek/688021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.