ŞİFAMIZ OLAN KUR’AN-I KERİM

YÜCE kitabımız hiç şüphe yok ki, biz inananlar için şifadır.

Dertlerimizin dermandır.

Gönüllerimizin ilacıdır.

Cenab-ı Hak şifa olan Kur’an-ı Kerimden azami derecede istifade eden kullarından eylesin bizleri.

Âmin!

SENELER önceydi.

Ciddi şekilde baş ağrısı yaşayan birisi Abdürezzak Dedeme gelerek destek istemişti.

O da gelen kişiye okumuş ağrısının geçtiğini söyleyen kişi teşekkür edip ayrılmıştı mutluluk içinde.

Bu hep oluyordu.

Kimine okuyor, kimine de bazı şifa âyetlerini yazarak veriyordu.

Bu özelliği ile civarda bilinen dedemden dayılarımdan daha çok teyzem istifade etmiş ve ondan bu bilgilerini öğrenmişti.

Dün gece Istagram üzerinden yaptığımız “Sahur Uyandırma Servisi” Programında bir dostumuz “Kur’an’ın şifa oluşu ne demek?” sorusunu yazınca yukarıda aktardığım dedemin uygulaması geldi hatırıma.

Ama mesele bununla sınırlı değil.

Olmamalı da zaten.

Maddi hastalıklarımıza öncelikle ilgi uzmanlıklardan destek almamız gerektiğini söylemeye bilmem gerek var mı?

Şifayı hekimlerin yardımıyla Allah’tan aldığımızın şuurundayız.

Çok şükür.

ESAS sınıfta kaldığımız konu yüce kitabımızdan hangi konularda şifâlanacağımızdır.

Küçük müdahalelerle geçirilebilecek maddi hastalıkları çok önemseyip bunlara Kur’an’dan şifa arayarak neye hangi sûreyi veya âyeti kaç kez okuyacağımızın derin araştırmalarını yaparken büyük fotoğrafı kaçırıyoruz.

Nedir o?

Kalbî hastalıklarımız…

Aklımızı, düşüncemizi bulandıran ve bizi hakikatimizle buluşturmayan karışık bilgiler…

Ahlâkî hastalıklar…

Kişisel zaaflar…

Kötülüklerin içimize sızdığı karadelikler…

Ne acıdır ki, fizikî sorunlarımıza Kur’an’dan şifa arayışlarımız kadar bu manevî hastalıklarımızı önemseyip kitaba müracaat etmiyoruz.

BEDENSEL hastalıklara yakalanmamak için “Psikolojik İyi Oluş” gerekli…

Bu hususlar “Pozitif Psikoloji” başlığı altında anlatılıyor.

Hatta yıllardır Üsküdar Üniversitesinde ders olarak okutuluyor.

Bu alanda Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Prof. Dr. Tayfun Doğan, Yrd. Doç. Dr. Zülfikar Özkan gibi pek çok hoca çalışıyorlar. Konuyla daha yakından ilgilenenlere Nevzat Tarhan hocamızın önderliğinde 19 uzmanın birlikte hazırladıkları Timaş Yayınları tarafından yayımlanan “10 Adımda POZİTİF PSİKOLOJİ” kitabını önerebilirim. Yine Prof. Taygun Doğan’ın düzenlediği kongre notları çok işe yarayabilir.

KONUMUZA tekrar dönecek olursak Kur’an’ın kötü ahlâkı güzel ahlâka çevirmesinde nasıl bir şifa sunduğuna bakmalıyız.

İyicil değerlere nasıl taşıdığına ve hakikate ne şekilde kılavuzluk ettiğine odaklanmalıyız.

Psikiyatrik yakınmaların kaynağı nedir? Hastalıklar hangi zeminlerden çıkar ve ne şekilde beslenir?

Mânevî kişiliğimizi hasta eden ve bizi kötü bir birey hâline getiren marazlarımız nelerdir gibi sorular Kur’an’dan şifa arayan inanmış gönüllerin dikkate alması gereken hususlar.

MÂNEVÎ hastalıklarımız nelerdir, sayabilir miyiz diyecek olsak nasıl bir liste çıkardı acaba karşımıza?

Bunu yapmaya birlikte cesaret edelim mi?

Cehalet.

Basiret körlüğü.

Küfür.

Şirk.

Nifak.

Şüphe.

Riya.

Kötü zan.

Kalp katılığı.

Kibir.

Kin.

Haset.

Dünya sevgisi.

Cimrilik.

Ucub.

Tecessüs.

Emanete hıyanet.

Bilmediği şeyin peşine düşmek.

Hırsızlık.

Başkasının malını yemek.

Yetimin malına el koymak.

Zulmetmek.

Adaleti gözetmeyen davranışlar.

İkiyüzlü olmak.

Adam öldürmek.

Yalan.

Çekememezlik.

Gaflet.

Azgınlık.

Fenalık.

İftira.

Gıybet.

Hiddet.

Bencillik.

Tembellik.

Hırs.

Karakter sapması.

Vefasızlık.

Şükürsüzlük.

Daha da uzatabiliriz ama meselenin anlaşıldığını düşünerek gerisini kendimiz için yapacağımız özel liste çalışmasına bırakalım. Hem orada önem sırasını da dikkate alarak yapabiliriz.

KUR’AN-I KERİM’DE şifa kelimesi ve türevleri ile dört yerde geçmektedir. Dinî ve ahlâkî vurgularla yine iki yerde geçmektedir.

Konumuzu özetleyen âyet İsra Sûresinin 82 ci âyeti.

“Biz Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki, mü’minler için bir şifa, bir rahmettir; zalimlerin ise ziyanını arttırır.”

Burada odaklanacağımız husus mü’minler için şifa oluşu…

Yani bizlerin yakîn diyebileceğimiz gerçek bir imana sahip olup olmadığımız meselesi gündeme geliyor.

Söylem Müslümanı olmaktan çıkıp eylem Müslümanı olamadığımız sürecek tıkanık kalacağız.

Kur’an’ın bildirdiği Sevgili Peygamberimizin duyurduğu İlahî vahye gerçekte ne kadar duyarlı olup olmadığımız burada belirleyicidir.

Kur’an’dan şifa arayacaksak önce bilincimize yerleştirdiğimiz yanlış fikirlerden temizlenmeliyiz.

İfrat ve tefrit dengesizliğinden her konuda itidale gelmeliyiz.

Ve yüce kitabın huzuruna itikâdî, ahlâkî hastalıklarımıza çözümler bulmak üzere ciddiyetle çıkmalıyız.

Akl-î Selîme, Fikrî Selîme, Hissî Selîme, Kalbî Selîme ancak bu şekilde ulaşabiliriz.

Allah bizleri şifamız olan yüce kitabımıza ciddiyetle yaklaşanlardan eylesin.

Sevgili Peygamberimizin “İlaçların en hayırlısı Kur’an’dır” buyruğunca sadece maddi hastalıkları için değil ebedî hayatını tehdit eden ahlâkî hastalıkları için de Ona yönelenlerden eylesin.

Şifamız olan Kur’an ile gerçek bir tanışıklık içine girenlerden eylesin.

Ya Selam!

20.04.2021

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/sifamiz-olan-kuran-i-kerim/621351

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir