UĞUR CANBOLAT ÜÇ kız kardeşten sonra dünyaya gelmişti. Babası annesini kaçırarak evlenmişti. Mutlu bir evlilikleri olmuştu. Geniş bir aileydi. On yedi yıldır felçli yatan bilge bir dedesi vardı. Köyünde hem Osmanlıca hem de yeni harflerle okuyup yazan nadir insanlardan biriydi. Çelebiydi. Sevecendi. Konuşkandı. Sözü dinlenir, sohbetinden istifade edilirdi. Söz israfı yaptığı ise hiç görülmemişti. Anadolu’nun …
UĞUR CANBOLAT AİLENİN tek çocuğuydu. Üstelik uzun ve çok zahmetli bir tedavi sürecinden sonra gelmişti. Yaşları artık ileri seviyede sayılabilecek bir noktadaydı ebeveyni. Onların göz aydınlığı olmuştu. Gönüllerine öyle muhteşem ve sönmez bir sürur gelip oturmuştu ki, hiç gidesi değildi. Anne babanın ayakları yerden kesilmişti. Tam her şey bitti, hiç ümit kalmadı denilen bir noktayken …