Her Tuğyan Bir Tufan

UĞUR CANBOLAT

RAMAZAN bizi bu bilince ulaştırmak için gelir.

Allah’a gereğince saygı gösterenler yani takva ehli olanlar her tuğyanın bir tufana sebebiyet verdiğini bilirler. Hayatın genel akışını bozduğu bilgisine sahiptirler.

Çünkü onlar ne sadece sebep ne de sadece sonuçlara bakmazlar aynı anda sebep sonuç incelemesi yaparlar. Bu ise kalbi kanatan dikenleri temizleme hususundaki hassasiyetin göstergesidir.

TUĞYAN, azmak demektir.

Her daim azmaktan, azmış olanlarla birlik olup onlarla hareket etmekten rahman ve rahim olan Rabbimize sığınmalıyız.

Ehl-i takva böyle yapar.

Gaflet anlarına denk gelip çizgiyi aştıklarındaysa hemen nedamet getirirler, pişman olurlar. Geri dönüşü olmayan tövbeye yönelirler.

İnsan, nefsinin ve şeytanın tesiriyle Allah’ın indirdiği ve Resulünün duyurduğu vahyin sınırlarını aşmaya çalışır. İşte bu taşmak anlamına gelen tuğyandır.

İNSAN tuğyanın neticesinde gelecek olan tufanı, yıkımı hesap etmez.

Dünyayı ebedi görmek ister. Bu yanılsamayı fark etmeyi arzu etmez.

Ne yaparsam kârdır anlayışını sürdürdüğü zaman ise artık Hakk yolundan sapma eğilimi güç kazanmaya başlamış, sonu tufanla bitecek olan tuğyanın acı yemişlerinden yemeye başlamıştır.

Artık aklı, aklın esaslarına göre çalışmaktan vazgeçer.

Kalbi her türlü merhamet ve şefkat duygularından yoksunlaşarak çoraklaşır.

Gözünün yöneldiği vahyin belirlediği hedefler yerine artık nefsin ve şeytanın değiştirdiği tabelaları takip etmeye başlar.

SUYUN gözesi taşıp kabarmaya başladığında etrafına zarar vermesi gibi bu kişiler artık hayır ve güzellik adına, iyilik namına ne varsa seller altında bırakmaya, zarar vermeye yönelir.

Tuttuğu terazi dengesini şaşırır ve mütemadiyen şerden, kötüden, zulümden yana ağırlığını koyar.

İşte bunun acı bir bedeli olarak manevi depremler diyebileceğimiz gönül sarsıntıları husule gelmeye başlar.

Tuğyana yönelen kişi sevdiklerini, dostlarını, ailesini ve arkadaşlarını yanından, yöresinden kaçırır. Hepsi bu zelzelenin altında kalırlar.

İçsel sarsıntılar kişinin kendisini de etkiler. Manevi yoksunluklara uğrar.

Yalnızlaşır. Kendisini seven kalmaz.

Değerlerini yitirdiğinden kendisine değer verenlerde artık ortada görülmezler.

Bu durum kaygılarını besler. Korkularını aktif eder. Şüpheleri azgınlaşır. Herkese öfke duymaya başlar ve düşmanlık hisleriyle hareket ederek bunları bir savunma mekanizmasıyla pekiştirir.

GERÇEĞİ öğrendiği, doğru ve yanlışı ayırabildiği halde insanın bunlardan yana taraf olmaması onun tuğyanı olduğundan tufanın boğucu selleri arasında manen can çekişmeye başlar.

Mazluma yaptığı zulüm, haksızlık, haddi tecavüz kendi felaketi olur.

Kalbine iman yazılan kişi istikametini diri tutabilmek için kendine şu şekilde temrinler oluşturur:

  • Tuğyan ve küfrün tek yumurta ikiz kardeş olduğunu ve birbirini tamamladığını aklından çıkarma.
  • Kendine kör, hakikate sağır olma.
  • Vahyin sedasını işit ve Şanlı Nebi’nin muhteşem uygulamalarından gözünü ayırma.
  • Firavun ahlakına yakalanıp, olumsuzluklara gönlünde yer açarak kötü huylarını pekiştirme.
  • Güzel ahlakı tamamlayan Fahr-i Kâinat Efendimizin bağrı yanık bir izcisi olmaya gayret et.
  • Allah’ın gösterdiği aydınlık yoldan ne kendini ırak tut ne de bu saadetli istikamete yönelenlerin yolculuğuna mâni ol. Tersine kendini bu yola ada ve başkalarını da teşvik et.
  • Sebep sonuç muhasebesini sıhhatli yaparak tufanla sonuçlanacak tuğyanlara, azgınlıklara, taşmalara teşne olma.
  • Yalana tenezzül etme.
  • Hak hukuk tanımazlardan olma.
  • Doğal dengeyi bozma.
  • Fıtratını sakatlama.
  • Aşırı dünya sevgisinin acı sonuçlarına kendini mahkûm etme.
  • Allah’a boyun eğmeyip benlik duygusunu besleyip büyüterek manevi tufanların narında kendini yakma.
  • Tufanda sular altında kalan dağlar gibi kendini yok etme.
  • Hiçlik dâvâ edenler gibi sahte varlık hırsına kapılıp kendi haysiyetini ve kulluk şuurunu kaybetme.
  • Vahyin bize bellettiği kulluk şuurunun örnekleri peygamberlerde mevcuttur ve bize bunlar kitabımızda sunulmuştur.
  • Tuğyan ile kendi tufanında boğulanlardan değil Nuh Nebi’nin gemisine iman ve güvenle binenlerden ol.

BİZDEN beklenen budur.

İstenen budur.

Şu mübarek Ramazan ayının bereketiyle kendi tuğyanıyla tufanı çağırıp orada imanını yitirenlerden değil vahyin aydınlığında kalbini ışıtanlardan oluruz inşallah.

Ya Selam.

24.02.2026

https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/her-tugyan-bir-tufan-1085573h

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Post

  • Her Tuğyan Bir Tufan

    UĞUR CANBOLAT RAMAZAN bizi bu bilince ulaştırmak için gelir. Allah’a gereğince saygı gösterenler yani takva ehli olanlar her tuğyanın bir…

    Read More

  • İlahi Aşkla Sema Etmek

    UĞUR CANBOLAT İLAHİ aşkla sema etmek hayatın hakikatini anlamakla mümkün olur. Bu ise yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’e olan yakınlığımızla alakalıdır.…

    Read More

  • Tekrarı Tekrar Olmayan Temrinler

    UĞUR CANBOLAT RAMAZAN doğruları her defasında yepyeni bir ruhla icra etmemizi sağlar. Ramazan diriliği bilincine erişenler ne geçmişin yorgunluklarına yaslanırlar…

    Read More