UĞUR CANBOLAT
BİLMEK, insanın kendine gelmesidir.
Daha doğrusu kendisinde kendisine ait olmayan ne varsa bunları belirli bir sıra ve kararlılıkla tahliye ederek özüne ulaşmasıdır.
Katışıksız özüne…
İşte bu gerçekleştiğinde kişi, âdem olmuştur.
Kendinde kendini bulamayana âdem denmez.
Adamlık da aranmaz…
…
KENDİNİN farkına varmayan kendisine gelmemiş demektir.
Taklit üzere yaşar.
“Beden emanetinin” gerçek anlamda farkına varmadığından başka bedenlere benzemeye çalışır. Kendine müdahalelerde bulunur. Onlar gibi giyinmeye başlar, onların tarzlarını kendi üzerinde dener.
Taklit bir beden hâlinde kendini yaşamadan heder olup gider.
…
FİKRÎ taklit üzere yaşamak yine âdem olamamanın, kendini bulamamanın, Yunus Emre Hazretlerinin deyişiyle “Kendöz” bilincine erişememenin neticesidir.
Burada kendine mahsus bir düşünce üretemeyen “Taklit fikirleri” kendi bünyesine yamamaya çalışır.
Bu ise kaostur.
İçsel savaştır.
Kişinin bilinçdışı olsa bile kendi kendisini yavaş yavaş imhasıdır.
…
KİŞİLİK teklikle açığa çıkar.
Kendini bulmak ve bilmekle mümkün olur.
Kendinde birliği bulamayan varlığı ile barışamadığından başkalarını fesada verir.
İşi gücü fitne fücurdur.
Kişiliksizliğin en bariz örneklerinden biri olan “Ferdiyetini” bulamama hâli insanı dik yokuşlarda çokça susatır.
Çünkü ikilik kişiliğe mânidir.
Kişiliğini bulamayanın ise hangi yokuşlarda terlediği, hangi rampalarda nefessiz kaldığı, hangi derelere yuvarlandığı, hangi balçıklara çekildiğini kestirmek zordur.
Kendisi dahi bunu net bilemeyebilir.
…
RAMAZAN geldi, ruhlarımızı şen eyledi ve işte şimdi veda etmek üzere.
Gönüllerimize birlik ve dirlik şerbeti sundu.
Dağınıklıklarımızı derledi, topladı ve ahenge kavuşturdu.
Bizleri şüphelerden arındırarak kesinlik noktasına taşıdı.
Yakînlik sırrını bahşetti.
…
ÖLÜME malum olduğu üzere kültürümüzde “Yakîn” denir.
İnsanın olumsuzluklarda ölmesi kendine yakîn olması demektir.
Gayrıya gereğinden fazla yüz vermemesi ve onları kendi bünyesine dahil etmemesi anlamı taşır.
Bu ise ferdin kendi özünü kurmasıdır.
Gayret, emek, ilim, irade, disiplin, kararlılık ve derinlik gibi kendini kendine yakîn kılacak meselelerle uğraşması ve istikamet üzere yol olarak menzile ulaşmasıdır.
…
RAMAZANIN bu son günü olan “Arife” bize bu bilgilerin sırrını üfler.
Arefe’de ârif olmanın önemini ruhumuza fısıldar.
Neye ârif olmak lazım geldiğini bir aydır gergef gibi benliğimize işlediğinden bugün son düğümleri atar.
Kendi bohçasını toplar.
Bayram perdelerini aralar…
…
BAYRAM coşkunun yüreğe sığmayan ve sevinçle taşma anıdır.
Paylaşmanın, bölüşmenin zirve noktası…
Üç aylarla gelişmeye başlayan kandillerle heyecan dozu yükselen ve Ramazan ayı ile düzgün ve nitelikli bir çizgide istikrar kılarak devam eden kulluk şuurunun bayramla taltif edilmesi ne kadar güzel!
…
BU coşkuyu, gönül neşesini yaşamak elbette arife gününde kendimize gelmemiz şartına bağlıdır.
Âdem olabilmemizle ilişkilidir.
Bozulan mayamızın ihyası ve inşası ile adam olabilmekle alakalıdır.
…
NİYAZIMIZ bugün kendine gelenlerden olmaktır.
Kendinde kendini bularak ona agah olmaktır. Ârif olmaktır.
Ve…
Böylece bayramı hak etmek.
Kendimizi bilmekliğimiz ve bayramımız mübarek olsun efendim.
Bitimsiz hürmetlerimle…
Ya Selam.
19.03.2026
https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/arife-kendine-gelmektir-1087942h

