UĞUR CANBOLAT
RAMAZAN ayı bize yeni düşünce kapıları açmaya devam ediyor. Tefekkür etmenin boş boş dalıp gitme anlamındaki bir düşünce olmadığını, çabayla elde edilen ilmi veriler üzerinden sebep sonuç ilişkileri kurarak güçlü bir fikir oluşturmak olduğunu öğrendik.
İnanmış kişi veriye göre hareket eder. Kanıta dayalı iş görür.
Bu diğer yanıyla kişinin zulme bulaşmaması veya kendini zulümden arındırması demektir.
…
KALBİNE iman yazılı kişiler zulme bulaşmamaya çok dikkat ederler. Hayatlarının her anında en dikkat ettikleri husus zaleme fiilinin içine girmemektir. En kaygı duydukları en mühim meselelerden biri budur.
Zulmü sadece harice yönelik olarak tanımlamazlar.
Zulmün içeriye dönük olanı da vardır ki, asıl kıyamet burada kopmaktadır. Zira içeride yerleşip köklenen zulüm kişiyi dışarıya zulme yönlendirmektedir.
Bu sebeple şu mübarek ayda vahyin tedavisine kalbimizi alıp zulümden arındırmalıyız.
…
ZALEME fiilinin kapsamına girmemek için onu önemsemeliyiz.
Karanlıkta ışıksız kalmamalıyız. Kur’an-ı Kerim ile aydınlanarak zaleme olmaktan kurtulmalıyız.
Zifiri ortamlar kalbin karanlığını işaret eder. İnanmış için yakışık almaz. Katılık içerir çünkü. Merhametsizliğin zirve yapmasıdır. Kişinin müstebit yani zorba olmasıyla sonuçlanır. Despotluğu ele alır ve acımasızlıkla haksız davranışlara girişir. Adaletsizlik ortaya çıkar. İşte insanın kendine zulmü bu şekilde gerçekleşir.
…
YÜCE KİTABIMIZDA bu fiilin farklı şekillerde nasıl kullanıldığını öğrenip anlayamaya çalışmalıyız.
Anlamak suyu baştan tutmak demektir. Yanlışa sebebiyet vermemek için gereken budur.
Anlaşılmayan şey hayata taşınamaz çünkü. İşlerlik kazanamaz.
Sadece dillerde dolanıp durmaktan öteye bir anlam taşımaz.
…
BU sebeple karanlık gecenin başlangıcı olan zalâmı kalplerimizin nuruyla aydınlatarak kulluğun gereğini en iyi şekilde ifa etmek için şu mübarek günlerde çabalamalıyız.
Aklını işlettirip kalbini çalıştıranlar açısından cehalet zulümdür.
Cehaletin cehenneminden azat olmak için gerçek kanıtlara yani vahye dayalı ilmin peşine samimiyetle düşmek Kur’an ayında yapacağımız en önemli iştir.
Bu ciddiyette olan ittika yolcuları malumatlarla yetinmezler. Kulaktan dolma, hakikat kılığına girmiş hokkabazlıklara itibar etmezler.
Aynı zamanda kabalık, nobranlık demek olan cehaletin çıktısı olan şirkten uzak dururlar. Fasık olmaktan kaçınırlar. Dolayısıyla imanlarını muhafaza ederler. Ahitlerini bozmazlar. Sözleşmelerinin gereğini sonuna kadar yerine getirirler.
Kabul etmek gerekir ki, bu ancak yine gerçek bir ilimle yerine getirilebilir.
…
CANINI kendi zulmünden kurtarmak isteyenler Kur’an’da yer alan Nebi ve kavimlerinin ilişki kodlarını çözümlemeye çalışırlar. Vahyin verisine dayanarak Hz. Âdem’i anlamaya çalışırlar. Hz. Musa’nın kıssasını idrak etmek için çabalarlar. Hz. Yunus Aleyhisselam’ın hikâyesini özümsemek için ciddi bir çaba sarf ederler.
Yine aynı dikkat, aynı heyecan ve özveriyle Ad kavmini ele alırlar. Semud kavminin niteliklerini masaya yatırırlar. Medyen kavmini incelerler. Sebe kavmini ve özellikle şımarıklıkları ve dünyaya çektirdikleri acılar sebebiyle İsrailoğullarının tüm niteliklerini kavramaya vakit ayırırlar.
…
NE için bunu yaparlar?
Adaletsizliğe düşmemek, zulme bulaşmamak ve eğer bulaşılmışsa bu veriler üzerinden çıkış yollarını bulmak, kendilerini zulümden arındırmak için yaparlar.
Emre itaat etmemenin sonuçlarını görmek için yaparlar.
Yasaklara meyletmenin acı meyvelerinin neler olduğunu idrak etmek için yaparlar.
İnançlarını şirkle boğmamak için kendilerini buna mecbur görürler.
Kendilerine zulmetmemek için yine bu gayret çok önemlidir.
Kibirden kaçınmak için bu örnekler yol açıcıdır.
Sınırı aşmama hususunda bu misaller çok canlıdır ve istikâmet belirleyicidir.
Nankörlükten uzak durmak, öfkeye kapılmamak, kin gütmemek, intikam peşinde olmamak, bencilliğin yakan deresine yuvarlanmamak, zorbalığa yeltenmemek, gereksiz korkuların kıskacına düşmemek için yaparlar.
…
KENDİNİ zulümden arındırmak isteyen hakikat yolcusunun Ramazan vesilesiyle kalbine iç seslenişi:
- Zulmün her türünden uzak durmalısın.
- Ne kendine ne de başkalarına zulmetmemelisin.
- Kendini gerçekleştirmemenin, yeteneklerini açığa çıkarmamanın da zulüm olduğunu aklından çıkarmamalısın.
- Başkalarının öne çıkan yanlarını bastırıp yok etme düşüncesinin seni zulme taşıyabileceğini de hesaba katmalısın.
- Zalimin zulmüne duyarsız kalmanın yine en büyük zulümlerden olduğunu unutmamalısın.
- Masumiyet perdesi altında kurban psikolojisine bürünerek zalimin zulmetme iştahını kabartmanın da zulme ortak olmak olacağını da hatırda her daim tutmalısın.
- Kur’an’ın bu husustaki verilerini bir bütünlük içinde bütün bağlamlarıyla ele alıp anlamalı ve Sevgili Nebi’nin bu husustaki uygulamalarını şaşmaz örnek olarak izlemelisin.
- …
ZALEME fiiline yakalanmamak ancak böyle dikkatli bir okuma ve uyanık bir kalple mümkün olur.
Rabbimizin bir kere daha ömrümüze lütfettiği bu lütfu değerlendirip kendimizi zulmün her türünden arındırmalıyız.
Ya Selam.
26.02.2026


