YA ÖYLE DEĞİLSE!

“SORU sor” demişti, “Mütemadiyen soru sor. Bitmesin soruların hiç. Hayatının her dönemine sorular eşlik etsin.” Nereden çıktı şimdi bu demeye kalmadan devam etti. “Soruların dışarıya yönelik olmasın, içeriye sor.”

İşte tıkandığım nokta burası olmuştu.

Başkalarına soru sormak kolaydı. Her hususta bunu yapabilirdim. Fazlasıyla hem de. Ama içeriye soruyu nasıl soracaktım? Bunun yolu yordamı neydi?

“Ya öyle değilse? sorusu kapı açıcı olur” dedi bilge. Düş peşine.

Bu aslında bir nevi kendini ve bildiklerini tekrar tekrar sorgulamak demekti. Öğrendiklerini güncellemek, eksikleri gidermek, yanlışları ise ayıklamak anlamına geliyordu.

Kolay değildi.

Cesaret gerektirir.

Bedel ister.

Normları zorlamayı icap ettirir.

Yalnızlaştırabilir.

Tüm bunlara karşın neyi ne kadar bildiğini, neye ne sebeple inandığını görmeni sağlar. Doğru bildiğin nice yanlışın peşinde ömür tükettiğini gösterdiğinden acı içinde kıvrandırır ama bu acı, pozitif acıdır.

Öğreticidir.

Dirilticidir.

Yanlışlara sarılmış olarak göçüp gitmektense acı ile uyanmak daha iyi değil mi?

O zaman “Ya öyle değilse?” sorusu yoldaşımız olsun!

02.12.2019

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Post

  • Şahsı Hakkında Gaflete Düşmek

    UĞUR CANBOLAT RAMAZAN ayına eriştik çok şükür. Rabbimize nihayetsiz hamd-ü senalar olsun. Bizleri gaflet uykusundan uyandıracak temrinlerle gelen bu muhteşem…

    Read More

  • TİLAVET Mİ EDİYORSUN KIRAAT MI?

    UĞUR CANBOLAT AHLÂK-I HASENE erleri tüm dikkatini yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim üzerinde yoğunlaştıranlar arasından çıkarlar. Onlar bu hususta çok ciddidirler.…

    Read More

  • Ben Oraya İnmem

    UĞUR CANBOLAT MERT bir arkadaşım var. Sivaslı. Heyecanı gözlerinden taşıyor. Dost delisi desem yeridir. Zaman ve mekanla kayıtlı değil. Ne…

    Read More