TEHDİT Mİ TEVHİD Mİ?

YAKICI sıcaklar hüküm sürüyordu. Uyumak mümkün değildi. Kapıların ve pençelerin açılması bile işe yaramıyor evin içinde uykuyu çağırabileceğim bir nokta bulamıyordum.

Sonraki gün karşılaştığımızda durumlar/haller üzerine konuşurken meseleyi yakınmacı bir lisan ile dile getirmiştim.

Biraz düşündü ve “Ya içeriden tehdit vardır ya da dışarıdan…” dedi.

Hiç böyle bakmamıştım.

Aslında her an hücuma uğruyoruz. Bu iki yönlü olabiliyormuş. İş veya dış.

Kendimi analiz ettiğimde bariz bir hücum fark edemedim ama bu yokluğuna delil olamayabilir. Hele de iç tehdit içeren hücumların çoğu defa farkına varamıyoruz ne yazık ki…

Aklımızı, ruhumuzu tehdit eden durumlar.

Kalbimizi tehdit eden hususlar.

Belli ki, üzerinde daha fazla tefekkür etmemiz gerekiyor.  Tehditleri aşıp atağa geçmeli ve fetihler yapmalı. Ama nasıl?

Galiba bu önce kendimizi tam tanımakla mümkün. Fetih zaten dışa doğru değil içe yönelik olmalı.

Son olarak not ettiğim cümle şuydu: Tehdidi bertaraf etmenin sonucu tevhid etmektir.

Sanırım bu cümle üzerinde de yoğunlaşmam gerektiriyor.

06.07.2020

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Post

  • BELİRLİLİK BİLİNCİ

    UĞUR CANBOLAT AHLÂK-I HASENE erleri, belirlilik bilincine ulaşan netleşmiş insanlar arasından çıkarlar. Onların âleminde şüpheye yer yoktur. Flu alanlar bulunmaz.…

    Read More

  • Yükümü Görür Gamımı Görmezsin

    UĞUR CANBOLAT RIZASINI almadan gönül düşürdüğü kızı bütün engelleri aşıp meydana gelebilecek güçlüklerin hepsini göze alarak evlenmesinin ceremesini gelininden ve…

    Read More

  • Gazze’den Epstein’a Büyük Uyanış

    Bugün insanlık, ambalajı “Barış ve özgürlük” kağıdıyla süslenmiş, ancak içi sömürü, kan ve şantajla doldurulmuş devasa bir “Uyutma makinesinin” dişlileri…

    Read More