ANLAMA AHLAKI

UĞUR CANBOLAT

AHLÂK-I HASENE erleri açısından anlama eylemi hayatın en önemli ve belirleyici faaliyetidir.

Eğer kişi anlama ahlakı konusunda bir zafiyete düşmüşse ilk düğmeyi yanlış iliklemiş olduğundan sonraki tüm amelleri yanlış atılan temeller üzerine inşa edilen bir yapı gibi olur.

Yani gösterişli ama kof.

Göz alıcı ama gönül bulandırıcı.

Sağlam gibi ama çürük.

Gerçeğe benzer ama bâtıl…

Bu esas bilindiğinden güzel ahlak yolcuları ta baştan işi sıkı tutarlar ve listenin başına hakikatli anlamayı koyarlar.

Anlamak ahlaklı olmaktır.

Yerli yerine koymaktır her meseleyi.

Ve her ne olursa olsun asla yerlerini değiştirmeme azmidir.

Anlama ahlakına sahip olanlar örneğin yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in ne söylediğini idrak edip bununla amel etmeyi tercih ederler.

O’nu bir bilgi kitabı seviyesine düşürmeden hayat kitabı olduğunu kabul ederek onun emri üzere hizalanırlar.

Kitabı kendine göre konuşturan meslek ve meşreplerden olabildiği kadar uzak dururlar zira bunu ahlaksızlığın zirvesi olarak görürler.

Bu sebeple âyetleri tartışanlardan değil uygulayanlardan olurlar.

Sırf ağzını kalabalık etmek ve çevresini etkilemek için kullanmazlar ve böylelerinden kaçarlar.

Anlama fırsatını kaçırarak ahlaksızlığın dar ve çıkmaz sokaklarına tenezzül etmezler.

Ey hakikat yolunun anlamayı ahlak sayan idraki yüksek yolcusu!

Ehem ve mühim meselesini gözden kaçırma.

Tertemiz bir niyet ve selim bir kalple ve tamamen anlama çabası ile muhatap ol kitabınla.

Daha baştan evrenin fihristi ve açıklayıcısı olan kitabına muhatap olurken hileye başvurursan sonun hüsran olur.

Bil ki, çarpıtmanın sonu yoktur.

O kapıyı açtıktan sonra esen rüzgâr bol olur ve savrulmaktan kurtulmak imkânsızdır.

Kur’an hakikati konuşan kitap iken ahlaken düşkün sayılan bu çokbilmiş kişiler tarafından kendi isteklerine göre konuşturulmaya başlanır ki, işte çelişkiler yumağı burada devreye girer.

Okudukları âyet aynı iken çıkardıkları anlam nasıl bin bir oluyor diye düşünecek olursan buradan başlamalısın.

Hakikat yalındır.

Yaldızlanmaya ihtiyaç duymaz.

Gizem kaftanlarına bürünmez.

Bin bir teville hurafe veya felsefenin derin derelerinde dolaşmaz.

Bunlara tevessül edenler genellikle anlamanın bir ahlak olduğu bilincinden ayrı düşmüş nefsine göre kitabı konuşturma gafletine yakalanmış olanlardır.

Unutma; anlama ahlakından beri olanlar tüm diğer ahlaki prensiplerden de uzaktırlar.

Yüksek erdem yolunda ilerlemek istiyorsan eğer anlama ahlakını kuşanmaktan başka çaren yoktur.

Fazilet ve rezalet arasında ikileme düşüp heder olmak istemiyorsan başlangıcın sağlam olmalıdır.

Niyeti hayır olanın âkibeti de hayırdır, bilesin.

14.07.2023

https://www.kendilikbilinci.com/yazilar/anlama-ahlaki

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir