İÇİNDEKİ KEŞFEDİLMEMİŞ KITALAR

UĞUR CANBOLAT

FARKINDA değilsin…

İçinde keşfedilmemiş kıtalar var.

Sen ise sanki her şey olup bitmiş gibi bir hava içindesin.

Rahatsın.

Eminliğin rahatsız edici.

Bu kadarı güvenle açıklanamaz, başka bir adı olmalı.

Bir denizin kıyısında olabilirsin, evet. Ama bu senin deryayı tanıdığın anlamına gelmez.

Ayaklarını suya batırman derinliğini ölçtüğün demek değil ki.

Yüzmeyi bile denememişsin üstelik.

Kulaç atmamışsın.

Dalış yapmayı ve yüzeyin altındaki saklı dünyaları görmeye meylin bile yok.

Oysa içinde keşfedilmemiş kıtalar var, seni bekleyen…

LAFINDASIN işin…

Hayat diyorsun ama ne olduğuna ilişkin kaç kitap okudun sorusu hep cevapsız kalıyor.

Kendilik diyorsun ancak kendinden bîhabersin.

Bilinç diyorsun ama ne sözlerin ne de eylemlerin bir şuura oturmuyor.

İman diyorsun ancak imansızlığı iman bellemişsin.

Kıble diyorsun ama başka kâbeler edinmişsin kendine dönmek için.

Sözleri çoğaltmak hakikate ulaşmak mânâsına gelmiyor.

Ne anlama geldiğini tam bilmediğin sözleri geviş getirir gibi ağzında evirip çevirmen mesele açıklık getirmiyor.

Ezberlenmiş sözcüklerle gerçeğin peçesini aralayamazsın.

O gerçek, gökçek yüzünü sana bu şekilde asla göstermez.

Minik bir gayretin var, doğru ama yönün yanlış.

Yöntemin bâtıl.

Gerekçelerin temelsiz.

İstikâmetin şaşmış.

En komik olanı ne biliyor musun, tüm bunlara rağmen en doğru benim nârâları atarak etrafını hizaya sokmaya çalışman.

Hizası olmayan biri başkalarını hizaya sokabilir mi hiç?

Zaviyesi olmayan düşünce dünyasına yeni perspektifler açabilir mi?

Oysa içinde keşfedilmemiş kıtalar var ve onlar seni bekliyor.

CEHALET bilgisizliktir diyorlar, inanma.

Kanma.

Kabalıktır cehalet aslında.

Olgunlaşmadığın halde kendini olmuş saymandır cehalet.

Sende eğrilikler bâki iken başkalarını düzeltmeye kalkman, üstelik bunu bağırıp çağırarak yapmandır.

Sevdiklerini gücendirmendir cehalet.

Kırıp dökmendir.

İncitmendir.

Cehalet üstü cehalet ise bunun hiç farkına varmamandır.

Ya da bildiğin halde üstüne yatman, yok saymandır.

Oysa içinde keşfedilmemiş kıtalar var, seni bekleyip duran…

MODASI ne biliyor musun bu çağın?

İki ders dinleyerek alleme olmak…

Âlim demedim bak, allame…

Bir iki kursa gidip aldığın sertifika ile o alanın bilgesi sayman kendini ah ne kadar da acınası.

Hayret edilecek olan şu ki, böyle devam edersen sana acıyan bile bulunmayacak.

Çünkü sana ait olmayan elbiseler giyerek rolüne girdiğin kişilik sen değilsin.

Ve bunlar cehaletini kapatmak yerine körüklemekte…

Oysa içinde keşfedilmemiş kıtalar var, seni bekleyen…

İÇİNDE keşfedilmemiş kıtalar var.

Kapağı aralanmak isteyen sandıklar var ağzına kadar hazinelerle dolu.

Peki, sen neyin peşindesin?

Yalancı rüyalar derdindesin.

Olmayacak hülyalar kurmaktasın.

Yanlış yere vurulan kazmanın suçu yok belki de…

Kabahati kazmanın sapını tutanlarda aramak gerek…

Ama ne yaparsın ki, onlar saklanmakta çok ustadırlar.

Sorumluluk almazlar.

Sıyrılmanın muhakkak kolay bir yolunu bulurlar ve seni yine buna bir defa daha inandırabilirler.

Doğru, içinde keşfedilmemiş kıtalar var ama a canım bunlar sahte kılavuzlar ile bulunamazlar ki!

Ya Selâm!

29.12.2022

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/icindeki-kesfedilmemis-kitalar/730376

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir