ÖLÜM BİLGELİĞİ

UĞUR CANBOLAT

HAKİKATİNİ bilmediğin bir dünyanın sahih bir üyesi olman elbette mümkün değildir.

Yolu görecek gözün, yolcuyu sezecek bir yüreğin olmalı.

Lezzeti tadacak yanıltmayan bir dilin olmalı. Ki, tatlardan bahsedebilesin.

Yapan bilir, bilen konuşur.

Yapmayanın bildiğini söylemesi, konuşanın bilmeyenlerden olması hayatın doğal akışına uygun düşmez.

Suyu tersine çevirmek demektir.

Yokuşa akıtma beyhude çabasıdır.

Yani, ahlâk-ı haseneye ulaşmaya engeldir.

Ey hakikat yolunun kutlu yolcusu!

Ölüm bilgeliğine erişmeden hayatı doğru biçimde anlamlandırman mümkün değil.

Yorumların isabetsiz olur.

Açıklamaların meseleleri daha karmaşık yapmaktan öteye gidemez.

Sevinçlerin uçuk, hüzünlerin sahte, kederlerin acısızdır ölüm bilgeliğine ulaşmadığın sürece…

Seç yolunu.

Acıların imbiğinden geçmeden yaşamın külünü nasıl eleyeceksin?

Sızıların bir buhurdan gibi içindeki fazlalıkları yakıp tüketmeden nasıl arınmış olacaksın.

Güzel ahlakın tâlibi isen eğer ölüm bilgeliğine erişmelisin.

Hayatı ciddiye almalısın.

Olana bitene bigâne değil şâhit olmalısın.

Neye tanıklık edip etmediğini ayrıştırman için azami dikkat göstermelisin.

Gidenin nereye gittiğini, gelenin nereden geldiğini çözümlemelisin.

Ve ne için geldiğini…

Hayatın bizlere gerçekten hangi sebeplerle bahşedildiğini kavramak ölüm bilgeliğine erişmekle mümkün.

Ölümü ıskalayan hayatı da ıskalar.

Ölüme anlam veremeyen yaşama mânâ yükleyemez.

Ölümün hakikatine erişmeyene hayatın hakikati sunulmaz.

İnsanlık tarihinin en eski gerçeği olan hayat ve memat konusunda daha sağlıklı bir sonuca ulaşamadın mı yoksa?

Ölümün ve ötesinin idrakine varamayan ahlakın yüksek değerlerinden bahsedebilmesi mümkün müdür?

Bilmediği şeyleri söyleyenlere ne denir, bilirsin?

Hayatın öte yakasını yaşadığı dünya kadar yakîn bilmeyen birine bilge denir mi?

Bilgece yaşanmayan bir hayatta erdemlerden bahsetmenin anlamını bilmediğin boş lakırdıları ağzının içinde evirip çevirmekten ne farkı var?

Ahlâk-ı haseneden bahsediyorsak ölüm bilgeliğini önemsemeliyiz.

Ölümlü dünyada yaşadığımızı ve bunun sonrasının olduğunu idrak boyutuna taşımadan gerçek erdemlere erişemeyiz.

Tam inanmadığımız bir öte hayat anlayışı bizi kötülüklerden alıkoyamayacaktır.

Ölüm bilgeliği ile hesap verici olduğumuzun bilincine yükselmeden kendimizi yüce ahlak değerlerine taşıyamayız.

Bu olmadığı sürece ise eylemsiz söylemlerin sahibi olarak kalırız.

Boş nutuklar, boş hayaller ve yaşanmamış bomboş hayatlar…

Ölüm bizi ciddiyete dâvet eder.

Lakaytlıktan alıkoyar.

Ve güzel ahlakın basamaklarında yükselmeye çağırır.

Bu çağrıya cevap vermeliyiz.

09.11.2022

https://www.kendilikbilinci.com/yazilar/olum-bilgeligi-?fbclid=IwAR00C8vXzHmfFqoc07onqpq83-J1RsfEG0bmLQJwgEh68EqtA5fapFQJMI4

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir