SABUN KÖPÜĞÜ OLMA

İNSAN nasıl sabun köpüğü gibi olabilir diye düşünmeyin. Olur.

Olmaması gerekirken, olur.

Gösterişli olup etkisiz olursan sabun köpüğü gibi olursun.

Zayıfken güçlü pozları verirsen başına iş geldiğinde zavallı olursun.

Birden alevlenip birden sönmek güven zaafı oluşturur. Güven çemberinden çıkıldığında ise tekrar o alana dönmek hem çok zaman alır, hem de her zaman mümkün olmaz.

Bu sözleri duyunca ister istemez muhasebe yapıyor kendini mihenge vuruyorsun. Adaletli bir yaklaşımı başarabildiğin vakit bu söylenenlerin pek çoğunun özel biçilip dikilmiş bir elbise gibi üzerimize oturduğunu görüyoruz.

Ya da ben öyle görüyorum. Sizi bilmem.

Sözünde sabun köpüğü gibi olma. Verdiğin vaatlerde, desteklediğin işlerde. Yanında bulunduğun dostlara sağladığın muhabbette.

İş tutuşumuzda, sevgimizde, muhabbetimizde, vefamızda, arkadaşlığımızda, kısacası her alanda sabun köpüğü gibi olmamalıyız.

Ben böyle anladım bu nasihatleri.

Şişmeler, kabarmalar, köpürmeler, taşmalar dökülmeler… Olmaz demeyin, ne çok oluyor, bir düşünün.

Sözün burasında ilaveler oldu. Başkalarında gördüğünüz vakit hoş görün. Kendinizde ise buna müsaade etmeyin. Biz ne yapıyoruz peki? Kendimizde olduğunda müsamaha gösteriyoruz, zerresini başkasında gördüğümüzde habbeyi kubbe yapıyoruz.

Yapmıyor muyuz, kendi adıma hayır diyemem.

Bizler yatışmış, kıvamını bulmuş, kemâle yürümüş, dengelenmiş insanlar olmalıyız ki; başkalarını yatıştırabilelim. Örnek olalım.

Abartı mesela… En sevdiklerimizden. Kendimizi ve beğendiklerimizi büyütme konusundaki gereksiz gayretlerimiz.

Sınırsız heyecanlarımız, sevinç gösterilerimiz…

Uzun süreli olamayan hallerimizin hepsini bu cümlenin parantezine almalıyız sanırım.

Sabun köpüğü gibi olmayan demler hepinize efendim!

02.11.2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.