KİBİR KUŞATMIŞ HER BİR YANIMI


HENÜZ yeni gelmiştim işe. Elinde tuttuğu çayı ile çıkageldi. Bir selam vereyim dedim diyerek oturdu.

Beklemiyordum. Bir sürprizdi bu. Bu tarz planlanmayan ani karşılaşmaları önemserim.

Yüzünde tebessüm vardı. Gözleri de aynı coşkuyla eşlik ediyordu kendisine.

Muhabbet kaynamaya başladı ve en son geldi kibir konusunda durdu. İnsanın en son üzerinden atabildiği duygu, baş olma, önde olma, tek olma duygusu dedi.

Düşündürücü.

Karşılıklı tefekkür ettik. Günlük hayattan örnekler verdik. İkimizde aynı şeyde karar kıldık:

Kibir kuşatmış her bir yanımızı.

Özgüveni destekleyelim, hayatta başarılı olalım, tuttuğumuzu koparalım, en başarılı, en bilinen, tanıyan, en itibar edilen biz olalım gibi yaklaşımları körükledikçe körükledik.

Yanan biz olduk. Neslimiz oldu.

Oysa tevazu elbisesi biçmişti gönül terzilerimiz. Onları giyecektik. Kendimizi başkalarından daha özel ve önemli görmeyecektik. Sıradan ve sade olmayı önceleyecektik.

Olmadı. Yapamadık. Yazık ettik kendimize.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.