EŞİTİ İLE KONUŞMAK

MESELE mühim aslında, çok mühim hem de…

İtiraf etmeliyim ki, ilk bakışta basit gördüm. Öylesine bir değerlendirme diye üzerinde durmadım. Buna rağmen zihnime takılmış olmalı ki, gözlem yapmaktan uzak kalamadım.

Paylaşır mısınız bilmiyorum ama eşitlerimizle konuşma, derinlemesine muhabbet etme hususunda geriye düşüşler yaşamışız.

Bu bizi yalnızlaştırdı. Tekil hâle getirdi.

Aklımızın örtülmesi, fikrimizin sönükleşmesi, gönlümüzün işlev kaybı yaşaması mıdır bunun gerçek sebebi, bilmiyorum. Tespitimiz sağlam olursa teşhis de güvenilir olur.

Dengimiz olanlarla artık kâfi derecede konuşamıyoruz.

Üst gördüğümüz kişilerle yüceltici bir konuşma dili geliştiriyoruz. Az kelimelerle ve adını edep koyduğumuz bir hâle bürünerek yapıyoruz bunu. Oysa bunun edep ve adap ile bir alakası yok. Kendi gözümüzü yine kendimiz boyuyoruz. Oysa adap hakkını vermek olmalı her şeyin…

Yukarıda gördüğümüz saygı duyduğumuz kişiler bizim eşitler arası konuşma üslubumuza hoşgörü ile yaklaşmıyor buradan bir güceniklik üretiyorlar. Buda üzerinde düşünmemiz gereken ayrı bir husus tabi.

Alt gördüğümüz kişilerle konuşma tarzımız ise tam bir felaket. Yüce gördüklerimize gösterdiğimiz ululayıcı dilimiz burada tamamen makas değiştiriyor ve belirleyici, tanımlayıcı hatta ötekileştirici ve buyurgan bir hal alıyor.

Her türlü eleştiri ve aşağılayıcılığı kendine hak gören, her hususu kâmilen bilen bir eda ile gerçekleşiyor bu konuşmalar.

Demem o ki; hem üst hem de alt gördüklerimizle konuşma üslubumuzu yeniden gözden geçirmeliyiz.

Ya övme ya da yerme durumundan çıkarak muhabbet edebilmeliyiz.

Buna çokça ihtiyacımız var.

10.06.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.