KİM ÜZER SENİ SENDEN BAŞKA

KEDERLİ bir vaktin derinlerinde iken karşılaşmış iki laf etmiştik ayaküstü. Yetmedi ikimize de, bir yer bulup oturduk. Çayı çaya ekledik, sözü söze.

“Ne yaşıyorsan sebebi sensin” diyerek başladı muhabbete… İyi olsa da böyle, kötü olsa da…

Talebin neyse bulduğun o olurmuş. Bundan farklı düşünmek avutmakmış kendini.

Düşününce anladım ki, küçük bir sebep her şeyi değiştirebilir. Yepyeni başlangıçların kapısını aralatabilir. İçimizde kısılmış olan cılız sesi güçlendirebilir.

Yaptıklarım az ama yapacaklarım çok diyorsan harekete geçmelisin.

Düş kurmak ciddi iştir. Peşinden azimle gitmeyi gerektirir. Geçici heveslerin ardına takılanlar çabuk pes ederler.

Gözden ıslanır insan, kulaktan sulanır. Nasıl ve nerelerden beslendiğine hangi yağmurlarda ıslandığını önemsemelisin.

Denemezsen bilemezsin, bilemezsen yapamazsın, yapamazsan paylaşamazsın. Önünü ardını gözet bir işe kalkışırken. Düşün ama alelusul değil, inceden inceye…

Bilinçaltındaki siyah noktaları tespit et. Üzerine git sonra. İçinde hangi kurtları beslediğini gör.

Dinle kendini. Kalbinin çocuk yanıyla dinle ama. Hile karıştırmadan yap bunu. Dürüst kal kendine.

Ve düşün; kim üzer seni senden daha çok…

Kim üzer seni senden başka.

Ve kim sevindirebilir seni senden başka. Kim sevebilir, kim sarabilir.

Kim kovabilir seni senden, senden başka.

Hep başkalarını suçlamak kolay elbette ama buna izin veren yine sen değil misin?

Her şey bizde başlar ve yine bizde biter.

06.01.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir