OLSUN DA NE OLSUN

OLSUN DA ne olursa olsun diyemeyiz. Dememeliyiz. Şu anda içinde bulunduğumuz açmazlar biraz da “Olsun da ne olursa olsun, nasıl olursa olsun” dediğimiz için değil midir?

Çıkmaz sokaklarda kalakalmamız bundan değil mi? Attığımız okların menzili bulmamasının sebebi bu değil mi?

O zaman doğru cümleyi hemen kurmalıyız. Zira çok geciktik. Yıprandık. Yorulduk.

“Olsun da ne olsun” sorusunu doğru cevaplamaya mecburuz. Başka çaremiz kalmadı.

Olsun ama sert ayrımlar olmasın. Makul ve birleştirici, geliştirici beraberliklerimiz olsun.

Olsun ama kırıcı davranışlar olmasın. Derleyici, toparlayıcı, inşa edici tutumlarımız olsun.

Olsun ama yıpratıcı sözlerimiz olmasın. Ruha nefes, kalbe şifa cümlelerimiz olsun.

Olsun ama başa kakıcı yardımlarımız olmasın. Yapıldıktan hemen sonra unutulan iyiliklerimiz olsun.

Olsun ama laf olsun kabilinden sorularımız olmasın. Canlandıran, yol açan suallerimiz olsun.

Olsun ama yıpratıcı ilişkilerimiz olmasın. Birbirini onaran ve donatan birlikteliklerimiz olsun.

Olsun ama kötü hissedişler olmasın. Tüm varlığımızı kapsayıp kuşatan duygularımız olsun.

Olsun ama kötü arkadaşlarımız olmasın. Hayatımıza değer katacak yârenlerimiz olsun.

Olsun ama yanlış okumalarımız olmasın. Her cümlesi, her harfi bizi kanatlandıran okumalarımız olsun.

Olsun ama amaçsız sosyalleşmemiz olmasın. Hayata anlam katan temaslarımız olsun.

Kısacası “Olsun da ne olursa olsun, nasıl olursa olsun” diyemeyiz artık. Bunu tecrübe ettik. Fena halde yanıldık. Acı çektik.

Olsun ama güzel olsun, iyi olsun, yararlı olsun deme vaktidir.

06.12.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.