KOGNİTİF PARÇALANMA

PARAMPARÇA edilmiş bir zihinle bütünlüklü bir düşünce geliştirmek ne kadar zor. İmkânsız hatta.

Kelimelerden uzaklaştığımız, kavramlarımızı kaybettiğimiz zamanlardan beridir anlama güçlüğü içine yuvarlanmış bulunuyoruz.

Bir anlama krizi yaşıyoruz.

Kimse kimseyi dinlemiyor. Dinlese bile anlamıyor. Çünkü içi boşalmış ve kendimize göre doldurmaya çalıştığımız terimlerle yanlış anlamalara sürükleniyoruz. Sonrasında da başlayıp bitmeyen kavgaların içine düşüyoruz.

Kendimize reva gördüğümüz acıklı hallerimizden biri de budur.

Örneğin, eleştiri bir nevi ihya ve inşa yapılandırmasıyken bizler bunu saldırı olarak algılıyor oklarımızı daha da sivriltiyoruz. Neden, çünkü bilgiye yabancı kaldık. Delil ile bilmek yerine zannımızı öne çıkardık. Fazlalıkları ve yanlışları ayıklayarak meselelere bakma becerimizi kaybettik.

Eğer bir terim birliği, ortak bir biliş geliştirebilseydik kavga etmeyecektik. Parçalanmayacaktık.

Hayatın en önemli yasası olan adaleti, yani yerli yerine koyma dikkatini kaybettik.

Düşüncemiz başka eylemimiz başka oldu. Burada da can yakıcı bir parçalanma yaşadık.

Zihnimiz, aklımız, vicdanımız ve kalbimiz birliğini kaybetti. Hepsi ayrı yerlere savruldu.

Çıkış yolu var mı derseniz, var elbette.

Neyi nasıl yapacağımızı düşünerek, öncelik sıralaması yaparak, kavramlarımıza sahip çıkıp bunlara ortak anlamlar yükleyerek başarabiliriz.

Denenmeyenin sonucu bilinmez, denemeliyiz!

04.09.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.