TERSİNE DÜNYA

ÖYLE derdi ninem iki cümlenin birinde.

Tersineymiş dünya. Neden öyle diye sormazdım. Abes gelirdi bana bu. Var demek ki, bir bildiği.

Benim ondan daha iyi bilecek halim yok ya.

Yaş ilerledikçe, gözlemler çoğaldıkça benim de görüşüm giderek bu nokta sabitlenmeye başladı.

Bir şey söyleyeyim mi. Ninemi geride bıraktım bu hususta.

Dünya eskiye göre daha fazla tersine. Üstelik hızı da artmış durumda.

Sabiteler azaldı.

Kararında durmuyor bir şey. Daima başkalaşıyor. İstikamet ise tersine.

Büyükler küçüklerden bile beklenmeyecek pek çok hareketi yapabiliyor. Pervasızca üstelik. Sıkılmadan.

Küçükler ise kendi dünyalarına dokunulduğunda büyüklerden daha büyük isyanlar çıkarabiliyorlar.

Sanki daha az yüzümüz kızarıyor, daha az hicap duyuyoruz.

Ve her zamandan daha çok ağzımız kalabalık. Yani sonsuz mazeretlerimiz var. İnatla bunları savunabiliyoruz.

Özgüvenlerimiz daha çok beslenmiş durumda eskiye göre ama yanlış noktalarda.

Haklılık güç olmaktan çıkmış, haksızlık daha çok güç gösterisine soyunmuş.

Söz dediğin de nedir ki, unutur gidiverirsin. Yerine getirmesen de olur. Nasılsa güçlü savunabilecek mazeretler üretebilecek zihinsel yeteneğin var.

Uzatmak mümkün.

Her birimiz bir madde ilave edelim dersek sanırım liste hayli hacimli olabilir.

Ne dersiniz? Çok mu karamsarım bugün?

Ninemi haklı çıkarmak istemezdim ama ben daha ilerisini söyledim.

Sizce de dünya tersine daha hızlı dönmüyor mu?

Düzüne mi dönüyor yoksa!

12.09.2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.