TUTARLI BÜTÜNLÜK

UZUNCA bir süre bakıştılar. Bunun arka planında yılların biriktirdiği nice sonsuz duygular vardı.

Hayaller sıra sıraydı.

Verilmiş emekler vardı.

Her şey harika ve yolunda diye düşünüyorlardı. İşte bu anda sordu: Beni seviyor musun?

Evet, dedi muhatabı seviyorum, hem de çok seviyorum.

Başka bir şey beklediği aşikârdı. Bu kadarı yeterli gelmiyordu. Aklından geçirdiklerini ifade ederse anlaşılır mıydı emin değildi.

O tutarlı bir bütünlüğü içinde barındıran bir sevdanın talibiydi. Bilinçli bir eylemdi istediği sadece gönlünün alınması için yapılan hareketleri bunun için kafi görmüyordu. Bilinç olmalı, niyet sahih olmalı ve sağlam bir gaye barındırmalıydı. O zaman sevgi sevgi olurdu.

Mutluluğu hedefleyen sağlam bir gaye, yolunu ustalıkla döşeyen bilinçli bir yolculuk…

Sınanmalardan geçilmiş, aklın, fikrin, zihnin, gönlün ve arzunun tutarlı bütünlüğü ile oluşturulmuş bir aşk olmalı.

Bununla yetinmedi ve son bir cümle daha ekledi düşüncesine.

Hatta dedi, hatta öfkesiyle bile sevmeli. İşte o zaman gerçek bir tutarlı bütünlüğe ulaşılır.

09.08.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.