VARIŞ NOKTASI

BAŞLANGIÇ noktası her zaman için mühimdir, itirazım yok. Peki, ya varış noktası?

Buna cevaplar muhteliftir. Herkesin meşrebince bu soruya verdiği bir karşılık vardır.

Kimi yolda olmaktır diyebilir, kimi en evvel ben ulaşmalıyım gayret ve telaşındadır, bir başkası da geride kalsam bile bu yol yolumdur diyebilir.

Başka cevaplar da mümkün elbette.

Benim tezim ise şu; başlangıcımız varış noktamızı belirler. Yani niyetimiz, azmimiz, emelimiz ve amelimiz önemlidir.

Başlangıç noktamız doğru, niyetimiz sahih, gayretimiz katışıksız ve menzilimiz hakikiyse netice yüz güldürücüdür. Yeter ki, kendimizi kandırmayalım. Görünen ile var olan aynı olsun.

Niyetin hayr olması halinde âkibetin de hayr olacağına inananlardanız.

Peki niyet sağlam mı?

Yola çıkan sadık mı?

Menzil hakikat mi, serap mı?

İşte bütün mesele buradadır. Düğüm burasıdır.

Netice olarak bunu da ancak yolcunun kendisi bilir. Hariçten söylenenler zandan ibarettir.

Yine iş geldi bize yani gönlümüze dayandı. Yürek sahtelik kabul etmeyeceğinden bizi yine en iyi biz biliriz.

Yeniden niyet tazelemek, gayretin atına binmek, menzili netleştirmek hayrımıza olacaktır.

11.07.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.