KENDİNİN MÜNKİRİ


AĞIR bir sözle başladı sohbete: Kendinizin kâfiri olmayın. Ne demekti bu? İnsan kendine nasıl kâfir olur? Demek ki, olabiliyordu.

Kendinize iman edin önce dedi devamında. Buradan başlayın. Kendinize inanın. Güvenin. Kıymetinizi bilin. Evrendeki yerinizi, konumunuzu iyi belleyin. İnsan olduğunuzu hiç hatırdan çıkarmayın. Üzerinizdeki teklifi hiç unutmayın. Sevilerek yaratıldığınızı, sevmeniz istendiğini hep hissedin. Davranışlarınızı buna göre belirleyin.

Kıymetli olmasanız sizin için davetçiler gönderilmezdi. Ruhunuzun ve gönlünüzün inşası buna göre yapılmazdı. Aklınızın düşünme ve idrak etme kapasitesi sınırlı olurdu.

Size okuma yetisi verildi. Bunu sadece Mushaf-ı Şerifi yüzünden okumak olarak anlamayın. Manasını okuyun. Evren ayetlerini okuyun. Zamanı okuyun. Hayatı, olayları okuyun. Yüce kitabımızda kıssalara neden yer verildiğini düşünün. Simgeleri çözün. Uzaktan seyredenlerden değil hadiselerin içine nüfuz edenlerden olun.

Bunu nasıl başaracağız diyorsunuz cevabım şudur: Kendinize iman edin. Münkiri olmayın kendinizin.

Allah bu donanımla gönderdi bizleri.

Unutmayın diyerek bitirdi. Unutmayın, kendini inkâr edenler Allah’a tam iman edemezler.  

Çok sarsıldım. Ve sonunda kabul ettim. En çok kendimizi inkâr etmişiz. Çelişkiye düşmüşüz. Şüphelerle ve kararsızlıklarla kendimizi kuşatmışız.

Hadi kendimize yeniden iman edelim. Edelim ki, Allah’a iman edebilelim.

02.05.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.