AŞKIN ZEMİNİ

BASTIĞIN zemin sağlam olmalı.

Sevdiğin yürek kavi bulunmalı. Sevdin mi tam sevmelisin.

Yarım aşk olmaz. Yarım yamalak sevgi yaması çok olan sevgidir. Ne seni sevdanın engin limanlarına götürür ne de sevdiğini burçlara çıkarır.

Sevdin mi tam sevmelisin kalbim diyordu. Bunu ilke edinmişti.

Aşk akıyordu paçalarından âdeta. Dayanamayıp sordum, o da seni böyle seviyor mu?

Yaşına rağmen hiddetlenmiş gibi baktı. İçimde bir ürperme oluştu. Sanırım yanlış bir soruydu bu.

Gözlerini gözlerime mıhladı ve karşılıklılık ilkesi ile aşk olmaz dedi. Ahlak da olmaz.

Menfaatçiliktir o. Daha hafif tanımıyla tüccar olmaktır. Çıkara dayalı sevgi ilkelliktir.

Baltayı fena halde taşa vurmuştum.

Utandım.

Canlılar karşılıklılık ilkesine göre sevebilirler belki bilmiyorum diye devam etti. Ama insan sevdiği için sever. Zemini sağlamdır. İstikâmeti bellidir.

Özgün sevmelisin.

Özgür sevmelisin.

Zemin hissetmeli, gök duyumsamalı sevdiğin vakit. Deniz duymalı, gece yıldızların ışığına ışık olmalı. Sabahları öten kuşların cümbüşüne enerji olmalı.

Aşk cevherdir. Kendini cüruftan temizlemeden kalbine doğmaz. Aşk kendini bulan vicdanın tertemiz çıktısıdır.

Unutma diye bitirdi sözlerini. Unutma her zemine bina yapılmaz. Her kalpte aşk zuhur etmez.

Fena çuvallamıştım. Aşk diye gördüklerimin aşk değil kötü bir kopya olduğuna hükmettim.

Bilmem yanılıyor muyum?

05.09.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.