BU SANA YAKIŞTI MI?

EVLADIM diyerek söze girdi.

Dünya sorulardan örülüdür. Soruları yanından ayırma hiç. Doğru sorular seni bir gün terk ederse bunun felaketin olacağını unutma.

Cevaplar önemlidir, evet. Hayatîdir. Unutma ki; cevapları önemli kılan soruların kendisidir, mahiyetidir. Cevabı belirleyen sorulardır.

Sorusuz kalan kişi cevapsız kalmıştır. Çözümsüzlük girdabına yuvarlanmıştır. Bunu tam anlaman için Allah’ın yüce kitabında ve olaylarla kuluna yani bize sorduğu soruları düşün. Bir defa da yüce kitabımızı hangi soruları soruyor bana diye okumalısın.

Kuşlar henüz uyanmıştı. Tatlı bir serinlik vardı. Akan suyun sesi duyuluyor ve ruhumuza neşe katıyordu. Hadi biraz yürüyelim dedi. Nereye diye sormadım zira biliyordum bu yürüyüşün adının daha evvel ‘Kendimize yürüyüş’ olarak konulduğunu.

Dinleyici konumundaydık. Tabiata ve onun konuklarına odaklanmıştık. Ne kadar sürdü hatırlamıyorum ama bir yamaca gelmiştik. Yorgunluk gidermek için ağaç altında bulduğumuz iki taşa karşılıklı oturduk.

Bu sana yakıştı mı dedi. Şaşırdım. Hemen kalktım yerimden suçluluk duyarak. Oturmamı işaret etti gözüyle. Bu soruyu hep heybende taşı ve hiç indirme onu.

Sadece bu günün değil her günün sorusu olmalı bu. Üstelik defalarca yani yaptığımız her eylemde sormamız gereken bir soru. Bıkıp usanmadan hayat finalini yapana kadar yanımızda hep taşımamız gereken kurtarıcı bir soru.

Çoğu zaman soru, cevaptan ağırdır, bilirim. Belirleyicidir.

Sorular diyarımızdan çekildiğinde hele de bu tarz sorular elini eteğini çektiğinde her an tehlikedeyiz demektir. Kendini kendinden koruman için bu soruyu sormalısın her zaman.

Haklıydı. Soruyu kendimize sormaktan vazgeçtiğimizden beri biz, biz olmaktan çıktık.

Bu sana yakıştı mı sorusunu sorabilseydik kendimize çevremizde olup biten bu dost katliamları yaşanır mıydı?

Yürekler Kerbela’ya döner miydi?

06.07.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.