Çocuk Merkezli Oyun Terapisi

Oyun çocukluk yıllarımızın en vazgeçilmezleri arasında yer alır. O kadar ki, çoğu defa saatin bile farkına varmayız hatta yemek yemeyi bile unuturuz. Çocukluklarını köy ve kasabalarda geçirenler bu konuda sanırım daha şanslı sayabiliriz zira her birimiz için favori oyunlar vardır.

Bu oyunların hangisini tercih ettiğimiz, oyunlarda aldığımız roller, karşıtımız ile kurduğumuz iletişim şekli gibi hususlar esasen bizim mizaç yatkınlığımızla yakından ilgili.

Hatırladığım kadarıyla ev içi oyunlarımızın yanı sıra evin dışında dahil olduğumuz oyunlar vardı ve bunlar birbirinden farklılık arz ederdi.

Ayrıca mevsimlere göre yine değişik oyunlarımız söz konusu idi.

Kışın oyunları farklıydı.

Baharı oyunlarla karşılamak yine bir ayrıcalıktı.

Bazılarının kendisine göre retoriği, şiirleri olurdu.

Kısacası oyun kendi içinde bambaşka dinamikler barındıran bir kocaman dünya idi.

Günümüz çocuklarının oyun araç gereçleri elbette çok gelişti ve bu bakımdan çok şanslılar.

Bizler ise altı düz bir taşı avcumuzun içine alarak onu araba yapardık. Ağaçtan kopardığımız bir dalı bacaklarımız arasına alarak bir küheylana bindiğimizi varsayardık. Duvara alnımızı dayayarak sayıları saymaya başlamak diğer çocuklara saklanmak için zaman vermek anlamına gelirdi.

Mısır püskülünden bıyıklar yaparak büyüklerin rolüne girip tiyatral oyunlar geliştirdiğimiz de olurdu.

Kısacası oyun bir yaşama biçimiydi. Ya da oynadığımız oyunlar bizim nasıl bir yaşam kurguladığımızın ipuçlarını verirdi.

Devran döndü zaman değişti.

Artık oyun terapileri var ve bu işi uzmanlar belirli alanlarda çocuklara yardımcı olmak için kullanıyorlar.

Uzun zamandır oyun terapileri konusunda bir uzmanla enine boyuna konuşmayı arzu ediyordum.  Bu söyleşimizi Çocuk Merkezli Oyun Terapisti Psikolog Sümeyye Kuyucu ile gerçekleştirdik.

Keyifle okuyacağınızı umuyoruz.

UĞUR CANBOLAT

___

Oyun nedir?

-TDK’ya göre “Yetenek ve zekâ geliştirici, kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence” olarak tanımlanır. Bu tanım doğru olmakla birlikte bana göre eksik kalıyor. Doğuştan ve evrensel olan oyun sadece eğlence değildir. Özellikle çocukluk döneminde sosyal becerilerimizi geliştirme, strateji kurma, sorun çözme, farklı açıdan yaklaşma dolayısıyla yaşam becerilerini edinmemizde büyük rol oynar. Hatta bu durum kişi büyüdüğünde de değişmez. Yaşamın rutinlerinden kaçmaya, içsel dünyayı keşfe, kişinin çevre ve kendisini daha derin anlamasına yardımcı olur.

Çocuklar açısından oyun ne ifade ediyor?

-Oyun, çocukların en rahat iletişim kurduğu araç. Öğrenme süreçlerini destekler, onlara duygusal ifade imkânı sunar, hayal güçlerini besleyip sosyal becerilerini geliştirir. Çevrelerini daha iyi anlama, deneyimleme, işlemelerinde yardımcı olur. Çocuk oyun oynarken normalde açığa vuramadığı iç dünyasını dışa yansıtır. Korkularıyla yüzleşmesinde, stresini azaltmada, çözüm yolları bulmada ona destek olur. Kendi kendilerine oynadıkları oyunlar dışında arkadaşlarıyla oynadıkları, ebeveyn ile oynadıkları oyunlarla da iş birliği yapmayı, sınırları ve paylaşmayı da öğrendikleri bir alandır. Kısacası çocuklarda oyun geliştirir, eğitir, iyileştirir.

 Oyun terapisi kuramı nasıl ortaya çıktı?

-Biz yetişkinler bir derdimiz olduğunda konuşabilen, sorununu paylaşıp bir çözüm arayabilen varlıklarız. Çocuklarsa üzüldükleri, korktukları şeyleri sözlü ifade etmektense, daha dolaylı ifade ediyor. Geceleri alt ıslatarak, tırnak yiyerek, saç kopararak, saldırganlık göstererek vb. şekillerde bir şeylerin yanlış olduğunu yansıtıyorlar. Aynı şekilde terapi odasında da onlarla direkt olarak bunları ele alamıyoruz. Odada doğan bu iletişimsizlik ile oyun terapisine ihtiyaç duyulmuş diyebiliriz aslında. Bu ekol ile yetişkinin dili olan kelimelerin yerini çocuğun dili olan oyun alıyor ve iletişim tekrar kuruluyor.

Türkiye’de oyun terapisi ne zaman bilinir ve tercih edilir olmaya başladı?

-Dünya’da kuramın ayak sesleri 1930’larda duyulmaya başlansa da Türkiye’de kavramın ilk ele alınışı 60’larda olmuş. Literatürde adının geçmesi bu kadar eskiye dayansa dahi, asıl duyulması ve yaygınlaşması 2000 sonrası olmuş. Byron Norton, Reyhana Seedat gibi kıymetli isimlerin ülkemizde verdiği eğitimlerle iyice ulaşılabilir hale gelmiş. Son yıllarda sevgili hocam Mehmet Teber’in de bu yayılmada katkısı büyük.

Her çocuk terapisti aynı zamanda oyun terapisi yapabiliyor mu?

-Aslında bu sorunun cevabı ilginç. Bildiğiniz üzere Türkiye’de bizim meslek yasamız mevcut değil. O nedenle bilgi ve unvan kirlilikleri çok var. Mesela pedagoji bölümleri 1982’de kapatılmış ve pedagoglar artık yok. Yine de çocuklar için ruhsal destek arandığında ağızlarda hala pedagog önerisi dönüyor. Çocuk psikoloğu da resmi olarak olmayan unvanlardan birisi ancak uzmanlığını çocuk veya gelişim üzerine yapmış terapistlerin de daha net durduğu için kullandığını görüyoruz.

Psikolog unvanımızı lisansta ortak şekilde psikoloji okuyarak alıp üzerine aldığımız eğitimler ve yüksek lisans ile uzmanlıklarımızı ediniyoruz. Oyun terapisi de lisanstan sonra dışarıdan aldığımız eğitimlerden birisi. İhtiyaç durumunda, çocuk üzerine yoğunlaşan eğitimler alan psikologlar, psikolojik danışmanlar, psikiyatristler, oyun terapistlerini aramak daha doğru bir ilerleyiş olur.

Tam olarak oyun terapisinden amaçlanan nedir?

-Oyun terapisi tek bir yaklaşımdan ibaret değil aslında. Türkiye’de kullanılan 4 ayrı oyun terapisi yaklaşımı var. Bunlardan en yaygın olanı benim de uygulamakta olduğum “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi”. Bu yaklaşım ortalama 2-11 yaş aralığına uygulanıyor ve çocuğun süreci, seansı yönlendirmesi üzerine kurulan bir yaklaşım. Yani amacı çocuğun sorununu istediği şekilde istediği oyunla getirip yine oyunla çözeceği bir alan tanımak. Yaklaşımlardan en bilinenleri “İlişkisel Oyun Terapisi”, “Deneyimsel Oyun Terapisi”, “Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi”. Hepsinin ortak amacı çocukla çocuğun konularını yine onun dilinde ele almak. Hangisini tercih edilmeli derseniz de cevap çocuğun özelinde, mizacında değişir.

Çocuk Psikiyatri Uzmanı muayenesinden sonra mı karar veriliyor yoksa aile kendiliğinden seçebiliyor mu?

-Oyun terapisi desteği almak için bir hekim önerisine gerek yok, bakım veren seçebilir. Ancak sorunun kaynağına dair terapi öncesinde organik/fiziksel kaynaklı olmadığından emin olunması gereken durumlar var. Bu durumlarda da oyun terapisti psikiyatrik muayene için yönlendirme ve tetkik ister zaten.

Oyun üzerinden çözüm yolları mı bulunuyor?

-Daha önce de belirttiğim gibi benim yaklaşımım olan “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi”nde çocuk sorununu kendi seçtiği oyunla seansa getiriyor ve yine kendi oyunuyla çözüyor. Bazı çocuklar bunu sırlayarak odaya getirmeyi tercih ederken, direkt olarak “Sen çocuk ol, ben anne olayım, şunu yapalım” gibi açık açık ele alanlar da var. Başka yaklaşımlarda terapistin daha çok dahil olup oyunları yönlendirdiği hatta büyük yaş gruplarında konuşmayı daha çok kattığını da görüyoruz. Ben oyunlara ek olarak hikâye ve kum terapisinin içeriğe dahil edilmesini destekliyorum.

Daha çok hangi sorunlarda bu terapi yöntemini tercih ediyorsunuz?

-Sadece şu sorunlarda uygulanır gibi bir sınır yok. Baş etmesi güç durumlar yaşayan çocuklar, travmatik deneyimler yaşamış çocuklar, kardeş kıskançlığı, uyku bozuklukları, alt ıslatma problemleri olanlar, konuşma bozukluğu, hiperaktivite ve dikkat eksikliği tanısı almış çocuklar, özgüven sorunları, çekimser veya içe çekilmiş mutsuz çocuklar vs. liste uzar. Yaşanan sorun ve kaynağı değişiyor, çocukların baş etme veya bizlere yansıtma şekilleri değişiyor ama terapide bunların hepsini oyunlar, hikâyeler üzerinden ele alabiliyoruz.

Özel Öğrenme Güçlüklerinde durum nedir?

-Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar öncelikli olarak bireysel özel eğitim desteği alır. Özel eğitim desteklerinin yanında ek olarak yine oyun terapisi görebilir. Terapide özel öğrenme güçlüğü değil ama bu durumdan kaynaklı yaşadığı sosyal, duygusal sorunları ele alır. Böylece kaybettiği özgüvenini, ilişki kurma şeklini tekrar kazanır. Bu konularda ilerlemesi de ders başarısına ve sosyal ilişkilerine olumlu bir şekilde yansır. Kısacası öğrenme güçlüğü için değil ama baş etmesini kolaylaştırması için öneriyoruz. Terapi aynı şekilde otizmde de iletişim problemleri, duygu regülasyonları vb. ile çalışır.

Öfkeli çocuklarda işe yarıyor mu?

-Öfkeli çocuklarda kaynağı belirlemek çok önemli. Sorunları ele alırken oyun terapisi tek başına yeterli olmaz, hem ailede değişimlere ihtiyaç duyuyoruz hem de hayatında bu tepkileri tetikleyen sorunları değiştirmeye. Zorbalığa uğrayan ve derdini anlatamamaktan kaynaklı öfke gösteren bir çocuk vardı mesela. O zorbalığı fark edip önüne geçmedikçe oyun terapisi yeterli olmadı. Değişim için, süreci destekleyen tüm ayaklara müdahale gerekiyor.

Utangaç ya da çekinik çocuklar oyun terapi odasına girdiğinden nasıl davranıyorlar?

-Oyun odasına hemen almıyoruz ve bir tanıtma aşaması oluyor. Oyuncaklarla dolu bir odada sana özel 45 dakika dediğimizde çekinik çocuk da girmek istiyor genelde. Başlangıçta terapistten çekinse bile birkaç seansta terapötik bağ kurulur ve çocuk güvende hissedip oynamaya başlar. Sorun yaşadıklarımız daha çok ayrılık kaygısı olan, annesini dışarıda bırakmak istemeyen çocuklar oluyor. Onlar için de uyguladığımız birkaç haftaya yayılmış bir prosedürümüz var.

Ailelerin yaklaşımı nasıl?

-Çocuklar için psikolojik destek alma konusunda benim gördüğüm kadarıyla anneler daha olumlu ve değişime açık yaklaşıyor. Terapiye ve terapiste olan inanç süreci çok etkiler. Bu süreçte en büyük ihtiyacımız ailenin iş birliği oluyor çünkü. Çocuklarının değişimi için kendilerinin de değişime açık olması gerekiyor. Oyun terapisinden tek başına değişim beklemek gerçek dışı olur. Sorunun kaynağını belirledikçe aileye psikoeğitim, bazen ödevler veriyoruz. Aile terapiste inanmalı, eleştiriye ve değişime açık olmalı ki süreç tamamen işlesin. Yani tüm süreçte terapist ve aile iş birliği içinde bir ekip olarak çalışmalı diyebiliriz.

Bu çalışmalar eğer gerekliyse ilaç kullanımı sırasında da devam ediyor mu?

-İlaç gerektiren hastalıklarda oyun terapisi direkt olarak müdahalede bulunmaz. Çocuk baş ettiği başka sorunlar ya da o hastalığının getirisi olan sosyal zorluklar için oyun terapisi alabilir. İkisinin bir arada ilerlemesinde bir sakınca yok. Yetişkinlerde de depresyon, kaygı bozuklukları gibi antidepresan alması gerekebilen durumlarda da terapi eşliğini öneririz.

Oyun terapisi denildiğinde neden akla ilk olarak kum geliyor?

-Oyun odasında olması gereken oyuncaklar listesinde kum tepsisi de yer alır ve odada göze çarpar. Belki bu görüntüden kaynaklı bir çağrışımdır. Oyun terapisinden bağımsız olarak “Kum Terapisi” var. Kum üstüne yerleştirilen figürler, hikâye kurma, sahne oluşturma, bunu inceleme ve müdahale ile ilerliyor bildiğim kadarıyla.

Çocuk Oyun Terapi odasında bulunan oyuncaklar veya malzemeler neye göre tercih ediliyor?

-Oyuncaklar ve malzemeler çocukların dış dünyayı, içsel dünyalarını, duygularını, sorunlarını odaya getirebilmelerine olanak sağlamak için geniş bir yelpazede tutuluyor. Hem somut nesneler hem de üretkenliklerini sınırlı tutmamak için çeşitli sanat malzemeleri koyuyoruz. Bebek evi, kum tepsisi, insan ve hayvan figürleri, araçlar, maskeler, savaş aletleri, süs, tamir, mutfak malzemeleri, müzik aletleri vs. uzun bir liste var. Bazı yaklaşımlar çocuk özelinde oyuncaklara odaklanıyor, benim yaklaşımımda ise çocuk istediği oyuncağı kendi tercih ediyor.

Son olarak oyun terapisinden istediğin yüz güldürücü sonuçlar alıyor musunuz?

-Çoğunda ulaşıyoruz ama her defasında değil tabi. Bunda ailenin yaklaşımı, çevresel faktörler, çocuğun oyun oynamakla olan ilişkisi de etkili oluyor. Ama başladığımız hedefe ulaşamadığımızda bile çoğu konuda, özellikle çocuğun kendini ifadesi ve iletişim kurma şeklinde gelişim görüyoruz. Oyunun kendisinin zaten bir iyileştirici gücü var. Benim hayatımda çok yer kaplayan bir terim. Hatta terapötik yaklaşım dışında, 4 senedir içinde aktif rol aldığım “Oyun Çalışmaları” isimli bir topluluğumuz var. Orada da direkt olarak oyunun ve hikâyenin hem çocuk hem yetişkin üzerindeki iyileştirici gücü üzerine çalışıyoruz. Dezavantajlı bölgelerde oyun ve bağ atölyeleri gerçekleştiriyoruz. Tabi bu atölyeler ve terapi farklı şeyler. Bazen bu karıştırılıyor. Oyun terapisi sadece klinikler, danışmanlık merkezlerinde bunun için hazırlanmış odalarda ve ruh sağlığı uzmanı ile uygulanmalı.

SÜMEYYE KUYUCU KİMDİR?

İngilizce tamamladığı psikoloji lisans eğitimi ardından klinik psikoloji yüksek lisansının tez yazım aşamasındadır. Bilişsel davranışçı terapi, çocuk merkezli oyun terapisi, sanat terapisi, masal terapisi gibi aldığı eğitimlerle eklektik çalışmaktadır. Mesleki deneyimleri dışında 7 senedir çeşitli sivil toplum kuruluşunda gönüllü ve profesyonel olarak çalışmalara devam etmiştir. Bu süreçlerde aldığı gençlik liderliği eğitimi, klinik ve psikososyal destek eğitimleri, bağımlılıklarla mücadele eğitmenliği, yas danışmanlığı, resimleri psikopedagojik yorumlama, hikâye anlatıcılığı gibi eğitimlerde edindiği bilgileri sahada kullanmaktadır. Hikayeler ve müziği kullanarak sanat temelli atölyeler için içerik üretmektedir. Güncel olarak danışan kabul ederken, farklı projeler aracılığıyla da dezavantajlı sahalarda ve deprem bölgesinde oyun, bağ, sanat ile dışavurum atölyesi yürütmeye devam ediyor.

25.10.2023

https://www.istiklal.com.tr/haber/cocuk-merkezli-oyun-terapisi/799127

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir