GÖRÜNÜR VE GİZLİ GERÇEKLİĞİMİZ

YILLAR önceydi ama gün gibi hatırımda.

Güngörmüş birisi karşısındakine şöyle sorduğu aktarılmıştı: “Gerçekliğin nedir?”

Verilen cevap neydi o kısmını hatırlamıyorum ama bugün aklıma takılan soru şu: Görünür ve gizli gerçekliğimiz nedir?

Bu soru sarsıcıdır aslına bakarsanız.

Ateş böceği gibi miyiz?

Aydınlık bırakmadan parlayıp sönüyor muyuz yoksa gerçekleştirdiğimiz bir hakikatimiz var mı?

Bir münakaşa terbiyemiz var mı mesela?

Normalde sakin ve duru gibi görünürken bir müzakereye girdiğimizde bambaşka bir yanımız mı ortaya çıkıyor.

Çok çelebi ve dünyaya ehemmiyet vermeyen bir derviş edası ile orada burada dolaşırken çıkarımız aleyhine bir mesele gerçekleştiğinde aniden pençelerimizi çıkarıp orantısız saldırılar gerçekleştiriyor muyuz?

Sessiz ve sakin bilinirken bir fikrin ifrat veya tefritine kaçıyor muyuz?

Adaleti kentimiz için isterken başkaları için olmasa da olur anlayışında mıyız?

İnandıklarımız ile eylemlerimiz bir bütünün parçaları mı yoksa birbirinden alakasız mı?

Yani görünür gerçekliğimiz ile gizli gerçekliğimiz farklı mı birbirinden?

Biz gerçekte hangisiyiz?

Görünür ve görünmeyen gerçekliğimizi birlemediğimiz sürece ayrık bir hayat sürdürmeye devam edeceğiz.

Yani bir nevi ruhsal bölünmüşlük…

Ve bu çok kötü bir durum.

Öyle değil mi?

07.01.2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.