İKİ GÖZÜM

SIK kullandığı hitaplar vardı. Nazarım derdi, imanım derdi, kimi zamanlarda da iki gözüm şeklinde seslenmeyi tercih ederdi. Bunların yoğunlukları değişirdi ama bu değişim ne şekilde, nelere bağlı olarak gerçekleşirdi bilmiyorum.

Kendimi iyi hissettirirdi ama. Hepsi de güzeldi. Sadece ustam değil benim de bu üç ünleme şekline olan sıcaklığım azalmasa da kullanım değişikliğine gittiğim olurdu.

İnsanız işte, mevsimler gibiyiz. Değişen ruh hallerimiz var. Kelimelerimiz de bu ruh iklimimize göre farklılaşabiliyor.

Bu günlerde ağırlık iki gözüm hitabında. Hoşuma gidiyor doğrusu ama bir taraftan da bu değişmeler bir mesaj içeriyor mu diye düşünmeye başladım. Verilmek istenen bir hedef mi söz konusu acaba?

Ben sana İKİ GÖZÜM diye sesleniyorum. Sende kendine ve çevrene böyle seslen.

Ben sana İKİ GÖZÜM diyorum, Birini ötekinden ayırmıyorum. Sende kimseyi ayırma, ötekileştirme.

Ben sana İKİ GÖZÜM diyorum. Sana gözüm gibi bakıyor, önemsiyorum. Sende böyle gör, böyle bak herkese.

Ben sana İKİ GÖZÜM diyorum. Sözlerinden bakıyorum evrene, hadiselere. Senden görüyorum dünyayı. Sende başkalarının gözüyle görmeyi ihmal etme. Anlamaya çalış etrafındakileri.

Buna benzer mânâlar yükledim.

Bilmem ki, kötü mü ettim?

11.05.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.