NE ZAMAN HİSSETTİN SESSİZLİĞİ

SORU ağırdı aslında. Göründüğünden çok daha ağır. Bazı sorular cevaptan ağır olur, bilirim. Bu soruda öyleydi.

Sessizliği ilk ne zaman hissettin sorusunun altından kalkamadım. Bocaladım. Tereddütler yaşadım. İstediğim kıvamda bir cevaba ulaşamadım.

Oysa ne çok şey yaşadığımı düşünürdüm. Nice acıların çemberinden geçtiğimi anlatıp dururdum. Kaç vakit harlar içinde kaldığımdan dem vurdum dostlara. Ne oldu şimdi peki? Bu acziyet neyin nesi?

Ellerimi kaldırmış teslim ol çağrısına uymuş gibiydim. Tek bir savunma cümlesi bile kuramamıştım.

Boşlukta bana atılan onlarca kurşunun vınlama sesini duyar gibi oldum, sendeledim, düşmemek için yanımdaki sandalyeye tutundum.

Kendi can çekişmemin farkındaydım sanki. İniltilerimi duyabiliyordum. Binlerce arının kulağımın dibinde vızıldadığına yemin edebilirdim. Kalbim küt küt atıyordu, yerinden nasıl olup da fırlamadığına hayret ediyordum.

Bana baktı. Uzunca sustu ve sonunda yıllar evvel çekilip bir kenara iliştirilmiş solmuş ve yıpranmış bir fotoğraf gibisin. Bu ne hal böyle dedi.

Bilmiyorum dedim. Neyi diye sordu. Sorunun cevabını da, neden solgun bir eski fotoğrafa döndüğümü de dedim.

Ben biliyorum dedi. Sen o sessizliği şimdi hissettin.

Doğruydu galiba.

28.05.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.