ÖRTÜLÜ GÖSTERİŞ

UZUN bir giriş yapmıştı. İkna edici örnekler vermiş yeterince izahlarda bulunmuştu.

Gösteriş konusu ne yazık ki çağımızda ucundan kıyısından da olsa hepimizin paçasına bulaştı.

Bir görünme toplumu haline geldik.

Kendimizi gösterdiğimizde, fark ettirdiğimizde geçici bir mutluluk elde etmeye başladık. Geçici mutluluklar ruhumuzu tatmin etmediğinden bunun devamını arzu ettik. Ne oldu bu defa?

Gösterişlilik halini devam ettirmenin bir yolunu bulmak gerekiyordu. Bulduk.

Nerede ne zaman kimle olduğumuzu bildirmeye başladık. Gülücüklü fotoğraflarımız çoğaldı.

İçimiz bu kadar güleç değildi aslına bakarsanız ama fotoğraflarda hep gülüyorduk. Daima mesuttuk. Sürekli bir hareketlilik halindeydik ve bunun sona ermesini ya da durağan hale gelmesini derin acılarımızı ortaya çıkartacağından asla istemedik.

Bir kısır döngünün içinde yuvarlanıp gidiyoruz işte.

Buraya kadar olan kısımda hepimiz büyük ihtimalle hemfikirizdir. Aynı acının kurbanlarıyız çünkü.

Mutsuz iken mutlu görünme belası ya da daima mutlu olmak gerektiği fikri yükünü taşımak omuzlarımızı çökertti.

Bir de örtülü gösteriş varmış. Konuştuklarımız aleni yani aşikâr olanı.

Riya olarak tanımlayabileceğimiz örtülü gösteriş konusunu daha iyi anladığımız da yine bir o kadar daha mutsuz olacağız.

Örtülü gösteriş kadar insanın sinesine yük olacak başka ne olabilir ki?

30.12.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.