ÖYKÜ TOPLUYORUM

İŞİN nedir diyenlere toplayıcıyım şeklinde cevaplar veriyordu. Yeterli gelmiyordu elbette insanlara bu tek kelimelik geçiştirmeler. Sorular sıralanıyordu peşi sıra fakat verilen hiçbir karşılık tatmin etmiyordu. Bu diyaloglardan keyif aldığını görüyor beslendiğini düşünüyordum.

Yanılmamıştım.

Tenhada yakaladığım bir gün sebebi nedir dedim. İyi geliyor bana dedi. Ne iyi geliyor dediğimdeyse muhabbeti köpürtmek olduğunu söyledi. Hoşuma gitti. Bende yapıyordum bunu ortamını bulduğumda. Ama yine de tatmin olmadığı gördüğünde ben dedi, aslında öykü topluyorum.

Başka bir isim altında yayınlamıyorsa kendi adında bir kitabına rastlamamıştım.

Evet, yayınlamıyordu. Biriktiriyormuş. Yayınlasa sadece toplayıcı olarak kalamazmış o zaman, durum farklı olurmuş. Kendine değişik bir dünya kurmuştu ve bundan mutluydu.

İnsanların yüzleri, bakışları, mimikleri, kelimeleri kullanış şekilleri, ses tonları, oturup kalkışları, eşya ile münasebetleri, insanlarla ilişkileri, karşılama ve uğurlamaları, zamanı kullanma biçimleri, çay içme şekilleri gibi pek çok husus onun için öykünün bir unsuruydu.

Ne kadar öykü toplamıştı, bunlarla ne yapıyordu bilmiyorum. Burası muammaydı ve öylece kaldı.

Aradan yıllar geçti. Toplamaya devam ediyor mu yoksa öykülerini yüklenip hayatın öte yakasına mı geçti inanın bilmiyorum. Uzun zamandır ne bir yerde rastladım ne hakkında bir şey duydum.

Sebebini bilmediğim bir şekilde son zamanlarda sıklıkla hatırıma düşüyor. Şu da aklımdan geçti; acaba giderek toplayıcıya benzemeye mi başladım?

Henüz hüküm veremedim!

11.07.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir