SEÇMECİ YAKLAŞIM

HEPİMİZİN çoğu defa tercih ettiği yanlış bir yöntem olarak hayatımızda yer aldı.

Bu durum bizi dumura uğrattı.

Genel bakış ve sağlıklı eleme imkânını kaybettirdi.

Aynı kişi veya olgudan iki ayrı sonuç çıkardık.

Ben olumlu yanlarını seçip büyüttüm.

Ululadım.

Göklere çıkardım.

Eksiğini, yanlışını görmedim.

Diğeri ise olumsuz yanlarına odaklandı. Küçük bir noksanını büyüttükçe büyüttü. Hiç yanını görmedi ve sonunda canavarlaştırdı.

İkimizde seçmeci davrandık.

Ben iyi yanını o ise kötü tarafını büyüttü.

Oysa hakikat bu değildi.

O kişi veya olgunun hem iyi ve yararlı hem de kötü ve zararlı yönleri vardı.

Her birimiz bir yana çekti.

Ben melekleştirdim o ise şeytanlaştırdı.

Böyle olduğu için hiçbir tartışmada uzlaşamadık. Konuşmanın, övmenin ve yermenin şehvetine kapıldık.

Yapmamız gereken neydi peki?

Anlama çabası.

İşte bundan uzak durduk. Zira bu zordu.

Anlama yerine tanımladık. Bu sınırlama içerdiğinden çerçeveledik sonrada balona üflercesine şişirdik.

İyi gördüklerimiz kibre girerek patladı. Diğerleri ise o kadar kötü olmadığını anlatamadığı için kendini paralayarak patlattı.

Sonuç değişmedi yani.

Dost meclislerine, TV tartışmalarına, seminerdeki konuşmacılarla yapılan müzakerelere bakarsanız resim netleşecek.

Doğrusu neydi? İtidal.

Övgüde ve yergide seçmeci değil bütünsel ve dengeli bakışı başarabilmek.

12.01.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.