YILDIZLAR KARŞILIKSIZ AYDINLATIR

ÇOĞU şeyden bıkabilirdi ama bundan asla…

Kendine oluşturduğu bir seyir terası vardı. Geceleri çayını yanına alır bir kitap okur gibi yıldızları sayfa sayfa çevirirdi. Kendini kaybederdi adeta.

Kaç defa yanında oturduğumu unutmuş kendisiyle söyleşiye tutuşmuştu. Fark ettiği zaman durumu telafi etmek için “İnsan kendi sorularını kendisi cevaplamalıdır. Gerçek cevap insanın kendi derinliklerinde sakladır. Başkaları buna yeterince vakıf değildir. Ayrıca insan kendisinin bulup vermediği cevaplardan kâfi derece tatmin olmaz” demişti.

Hak vermemek elde değildi ama sormadan edememiştim. “Boşluğa düşüyor ve kayboluyor gibisin” demiştim. “Boşluk güzeldir, sanılanın aksine tıka basa dolu olmamak gerekir. Boş alan bırak kendine” şeklinde cevaplamıştı.

Sonra yıldızlardan konuştuk. Gökyüzünden, derinliklerden… Bu defa kendisi sorup yine cevabı kendisi vermişti. “Yıldızları neden seviyorum biliyor musun? Onlar karşılıksız aydınlatıyorlar.”

Bu sözden sonra kendimce çıkarımlarda bulundum. Her şey öyleydi aslında.

Çiçekler karşılıksız kokmuyor muydu?

Güneş karşılıksız ısıtmıyor muydu?

Suyun serinletmesi, rüzgârın sunduğu ferahlık…

Belki de yıldızlar daha farklıydı, bilmiyorum. Onlar sanırım dostuma bedelsiz aşk besteleri de sunuyordu.

01.04.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.