NEFS SALDIRIR, RUH SAVUNUR


BİTMEYEN bir muharebedir bu. Nefis saldırır, ruh savunur. Nefsin silahları tahripkârdır. Nereden geleceği kestirilebilse bile zamanı belirlemek güçtür. O sebeple gafil avlanmak her zaman mümkündür.

Sürekli mağlup oluşumuz bundandır.

Nefis müthiş algı operasyonları yapar. Uyuşturur dimağımızı adeta ve biz mağluplar orada burada galipler edasında dolaşıp dururuz. Bu ise gönlün hicrandır.

Yaralıyken ruhumuz, mağlup düşmüşken tüm düşüncelerimiz, üstelik vicdanımız kanarken nasıl bir algı oyunudur ki, kendimizi zafer kazanmış muzaffer bir komutan gibi beden ülkemizde eğlenceler düzenleriz.

Gaflet ötesi gaflet denilse sezadır.

Çare ruh savunmamızı güçlendirmektir. Ayık kalabilmek önceliğimiz olmalıdır. Nefsin bin bir renk ve kılıf içinde bizi sarhoş edip kalbimizin merkezine doğru ilerleyişini durdurmamız zaruridir.

Kalbimiz korunmalıdır. Düşman güçleri buraya sirayet etmemelidir. Ele geçirilirse her şey bitmiş demektir. Nefsimizin dikkatimizi başka yönlere odaklamasına imkân tanımamalı ve ruh savunmamızı tahkim ederek aralıksız sürdürmeliyiz.

Hakikat bu iken bizlerin kendi vücut ülkemizde cereyan eden bu bitimsiz savaştan bihaber olarak dışımızda meydana gelen geçici ve önemsiz olaylarla aşırı ilgili olmamız yine nefsin algı oyunudur.

Bu bitmeyen bir savaştır. Nefis saldırır, ruh savunur. Mesele bizim bunu idrakimizde daima canlı tutabilmemizdir.

25.04.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.