BİLGİNİN TOPLAYICISI

BU yetmez, bilginin taşıyıcısı da olmak gerekir. Elbette önce tâliplik gelir.

Özümsemediğimiz, sindirmediğimiz, hazmetmediğimiz hiçbir duygu, fikir, bilgi taşınamaz. Taşınmamalı.

Önü, ardı ve bağlamları çok iyi bilinmeli. Bir yoruma ulaşılmalı, tahlil edilebilmeli.

Süzgeçten geçmeli.

Bize ait bir renge ve kıvama ulaşabilmeli. Hayat bulmalı yani. İşte bundan sonra sıra taşınmaya gelir.

Paylaşılır. Bölüşülür.

Bunlar ise zaman ister, emek ister. Odaklanmayı gerektirir.

Mutlak olmayan inanca iman denemeyeceği gibi hücrelerimizce benimsemediğimiz bir bilgi de bizim için ilim değil malumattır.

İlim haline gelirse yaşanan topluma veya muhatap olunan kitleye göre bir anlatma dili gelişir. Kültürle harmanlanır. Kıvama gelir.

Ve işte o vakit anlaşılır, kabul görür. Mütecanis, birbiriyle uyumlu hâle gelen bu bilgi artık aydınlatmaya başlamış demektir.

Günümüzde pek çok konuya nüfuz edemeyişimiz biraz da taşıyıcılık ahengine ulaşamayan toplayıcıların anlatma merakından ileri geliyor.

Konu çok, konuşmacı fazla ama anlaşılan ne?

01.08.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.