BİR UKDESİN İÇİMDE…

TAMAMLAYAMAMIŞTI hayalini. Bu nedenle kendini hep eksik hissediyordu. İstekleri bütünüyle yerine gelmiş olsaydı o da mutlu mesut yaşayanlardan olacaktı. Hayata pembe gözlüklerle bakacak herkese pozitif nutuklar atacaktı. Sevgiden, aşktan bahsedecek yüceliklere öykünecekti. Çekildiği daha doğrusu sığındığı mağaradan çıkacaktı.

Böyle düşünüyordu.

Ukdesi vardı. Hatta ukdeleri… Saymaya kalkıştığı zaman kendisi bile şaşırıyordu buna ve ne çok diyordu, ne çok. Bu yaklaşımı hakikat mi yoksa kendini avutmak için başvurduğu bir yöntem mi karar veremiyordu.

Negatifler dünyasında yaşıyoruz ve onlar daha etkin. Tesirleri daha geniş ve kalıcı. Tahrip güçleri yüksek. Pozitiflik ise daha sınırlı bir alanı kapsıyor. Olaylara böyle bakıyordu.

Yüreğini bir travma sindirme merkezi haline getirmişti. Büyüyen ukdesini burada eritmeye kendisini hayata bu şekilde eklemlemeye çalışıyordu.  Yıllar yılı kurduğumuz dengeyi ve bağlı olarak geliştirdiğimiz hayallerin bir fiskede yıkılıp gidivermesi kabul edilebilir değildi.

Hayallerine sığınıyordu. En çok bunu yapıyordu.

Umursamayanları artık umursamıyor, kendisini aldatanları yok sayıyor, sevgisiz bırakanları affedebiliyordu. Ama biri var ki, o ukdeydi gönlünde.

Onu içinde büyüttükçe büyütüyor, ona ruhen sarılıyor kendisini bu şekilde tedavi ediyordu. Ve o cümleyi hiç mi hiç dilinden düşürmüyordu.

Bir ukdesin içimde…

13.04.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.