BU KILIÇ SENİN İÇİN DÖVÜLMÜŞ

BUGÜN alınma günündeyim dedim. Aydınlatır gibi gülümsedi. Bakışları hem can bahşeder hem de can alır gibiydi. Açıklama getirmek için devam ettim. Alınma dedimse, kırılma, gücenme, küsme günü değil, her iyi şeyi üzerime alınma günümdeyim dedim.

Öyle bir şefkatle tebessüm etti ki gamzelerinin içine düştüğümü ve sevinçle yuvarlandığımı hissettim.

Şımartıyordum kendimi. Fırsat elime geçti değerlendirmek hakkımdı.

Bir an bile gözlerini ayırmadı üzerimden. İçimden geçenleri okumuş dahası onaylamış gibiydi.

Bu kılış senin için dövülmüş diyerek söze girdi. Anlayamadım, şaşaladım. Devam etti.

Bu dünya senin için yaşanır bir hale getirildi.

Bu güneş senin ısınman ve aydınlığın için yaratıldı. Rüzgâr serinlemen için, yağmur rahmete kanman için, kuşlar en güzel nağmeleri duyman içindir.

Kalbe senin için sevgi yeteneği konulmuştur. Sevmemek olmaz. İçindeki şu zehirli yalnızlık bile kavuşmanın coşkusunu arttırmak içindir.

Engin ol, dindin ol, sakin ol. Ses tonuna gelip bülbüller konsun. Şakısın. Aşkın şarkısını söylesin.

Unutma dedi, dünya senin için dayanıp döşendi. Bezendi. Süslendi. Bu kılış senin için dövülmüş yani bu dünya özel bir misafirhane olarak senin için tasarlanmış.

İltifat gibi görünen her cümlesi sorumluluk yüklüydü. Benim üzerimden aklıma, zihnime, gönlüme mesajlar göndermişti.

Hangimiz misafir değiliz ki, dedim. Hepimiz çok özel misafirleriz. Bu kılıç bizim için dövülmüş.

08.04.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.