ÇELİŞKİYİ GÖRMEK

DÜZ insan ya da avam çelişkiyi görmez.

Görmediği için mutlu olur. Konforu bozulmaz.

Söylenenleri olduğu gibi kabul eder.

Sorgulamaz.

Çoğunluk bu anlayışla yaşadığı için onu rahatsız eden bir şey yoktur.

Aynı türden düşünen kişilere yaslanarak yıllarını devirir.

Farklı fikirlere ihtiyaç duymaz.

Ona göre her şey yerli yerindedir. Düzen kurulmuştur ve devam eder.

Yanlış fikirlerden oluşsa bile çoğunluğa dayandığı için burada bir güç vehmeder ve güvenle sürdürür hayatını.

Düşünen insan ise yalnızdır.

Çelişkileri görür.

Rahatı kaçar.

Marjinalleşir.

Anlayanı azdır ama karşı çıkıp düşmanlık güdeni çoktur.

Yıllardır besleyip büyüttükleri fikirlerinin değişeceğini bilenler bundan rahatsız olurlar.

Daha fazla konforları bozulmasın diye onu rahatsız ederler.

Yaftalarlar.

Ötekileştirirler.

Ayrık otu muamelesi yaparlar.

Dikkat ettiniz mi bilmem, toplumun paradokslarını, yanlışlarını dile getiren peygamberler hep eziyet görmüşlerdir.

Alaya alınmış, istihza edilmiş ve yalnızlaştırmak için türlü ithamlara maruz kalmışlardır.

Aynı şey çelişkiyi görüp toplumsal yaraya basan metinler üreten yazarlar için geçerlidir.

Şairler mesela, yalnızdır.

Anlayanı azdır.

Çelişkileri görmek tehlikelidir kurulu düzen açısından.

O sebeple çarpıklıkları gören ve bunu açıklama gücüne sahip bir kafaya sahipseniz işiniz zor demektir.

Ya paradoksları görüp mücadele edeceksiniz ya da susup kendi zihnî cehenneminizde yaşamaya razı olacaksınız.

14.12.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.