DAVET EDERSEN GELİR VE İZ BIRAKIR

“UÇMA derslerine hoş geldiniz” diyerek söze başlamıştı, artık nereden nereye uçuracaksa bizleri…

Kimi zaman serbest uçuşlar işe yarar yepyeni fikirleri zihnimize çağırırmış.

Öyle yaptık bizlerde… Gelsinler bakalım.

Uyarmayı ihmal etmedi; her neyi çağırırsak gelir ve iz bırakırmış.

İyilikleri, güzellikleri, hoşlukları, aydınlanmayı davet edebiliriz. Bize bağlı.

Kötülükleri, çirkinlikleri, nahoş şeyleri, karanlığı da.

Ayak izlerinin ruhumuzda kaldığını ve hiç de kolay silinmediğini bilirsek dikkatli olursunuz. Bu kesin.

Bu belirlemeyi şuurlu bir biçimde yaptıysak sonuçlarında razıyız demektir. Mesele yok yani.

Sonrasında yakınmaya hakkımız kalmıyor.

Çağırdığımız kurt karakterli, virüs gibi bir duyguysa diğer iyi düşüncelerimizi sürekli kemirip yiyeceğini biliyor olmalıyız.

Bilmiyor muyuz yoksa?

Bilsek kendimizi tahrip eden bu kadar negatif hislerle çepeçevre kuşatılmış olur muyduk?

Demek ki, azami dikkat gerektiriyor yaşamak.

Biz sevgiye talip olalım. Ki, izleri daima hoşnutluğumuz olsun.

Merhametin, şefkatin, iyiliksever olmanın izlerini bırakalım.

Hayallerle dolu bir yürek gökyüzümüz var madem neden kötülerini misafir edelim ki…

Üstelik iz bırakacağını bilerek…

21.04.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.