EKSİĞİMİ TAM EYLEDİN

“NİCEDİR noksandım, nakıstım. Çünkü sensizdim.

İşte o sebeple sessizdim. Kimsesizdim.

Geldin ya sen, tam oldum ben.

Eksiğimi tam, beni tamam eyledin.”

Sırtını söğüt ağacına yaslamış, gözlerini kısmış, önünden akıp giden derenin şırıl şırıl sesini dinliyordu.

Dilindeyse bu cümleler vardı.

Yüce dağları duman sarınca böyle olur.

İnsan deruni duyguların yamacına çıktığında böyle olur.

Gözündeki değil gönlündeki inci tanesi hafifçe bir kıpırdasa böyle olur.

Bir piponun ucundaki lüle taşı gibi sararır da sararır.

Yüreğindeki tüm çiğdemler koparılmışçasına canı acır.

Bu haller gelip yine onu istila ettiğinde yeni cümleler kuruyordu.

“O benim muteberim, güzidem, gözdem, Hakkın bana seçkin armağanı.

Sürüldüğüm gurbet diyarından onun hülyası ile çıkarım ben. Onun ceylan gözleridir beni yaşama bağlayan.”

Dilindeki zikri devam ettiriyordu. “Geldin ya sen, tamam oldum ben.”

Özel anlardı, bozmak istemedim. Ayak parmak uçlarıma basarak sessizce ayrıldım yanından.

30.01.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir