KİM SENİ KIŞKIRTTI

CANIM bunumda dolaşıyordum. Taşmamak, dökülmemek için gayret sarf etmişsem de sonuç değişmemişti. Kime rastlamışsam bugüne kadar gördüklerinden çok farklı bir kişilik görmüşlerdi.

Şaşırmadılar mı, şaşırdılar ama kimse beni üzecek bir davranışa girmediler, uzak durdular, dahası müsamaha gösterdiler. İtiraf edeyim onların bu iyi niyetleri beni söndürmek yerine ateşledi.

Sınırları zorladım. Yetmedi, haddi de aştım. Yine de ne oluyor sana yahu diyen çıkmadı.

Sanki bir şeylerin son raddesine gelmiştim. Bitmiş gibiydi her şey. Ne olacaksa olsun kıvamındaydım. Gözüm kimseyi görmüyordu. Başkalarının hakkımda ne düşüneceğine dair en küçük bir kaygım yoktu. Kim ne düşünürse düşünsün duygusundaydım.

Bir kavrama eksikliği içine düşmüştüm. Değerlendirme yetilerimde gerileme olmuştu. Kendimi körleştirmiştim. Kendi fikirlerime kendim hüccet olmuştum. Başka referans aramıyor buna hakkım var sanrısı içindeydim. Ruhuma düşen haberlerden itiraz hatta isyan etmem gerekenlere itaat edip diğerine başkaldırıyordum. Haram olan bencillik hissine hürmet, hürmet etmem gereken tevazu anlayışını öteliyordum.

Bir kalkış çizgim vardı ama varacağım yer meçhuldü. En azından iyi bir yer değildi bitiş çizgisi.

Sabahın aydınlığını akşamın karanlığına ilikleyene kadar sürdü asabi tavırlarım. Kendimi balkonda çaya vurdum. Anlarsa beni bir o anlar diyerek kaç semaver devirdim hatırlamıyorum.

Birden içime kim seni kışkırttı cümlesi düştü.  

Beni ajite eden, tahrik eden kimse yoktu. Suçlu kendim idim. Benlik çukuruna kendimi ben itelemiş ama başkalarını suçlamıştım.

Madem durum buydu, çıkmak yine bana düşerdi.  

26.06.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.