KENDİNİ HAVALANDIR

KÜÇÜK sayılmayacak bir bahçesi vardı. Uzun süren öğretim hayatında sıkıştığı zamanlar buraya kaçtığını söylerdi. İyi geldiğini, ferahladığını, nefes aldığını söylerdi.

Gerçekten de öyleydi. Döndüğünde hem yüzünden hem de sohbetinden bunu anlardık.

Kaç yıldır görmüyordum. Yolda rastladığım eski bir arkadaşım kendisinden selam getirdiğini söyledi. Gitmeyi kararlaştırarak ayrıldık ama araya yine epeyce bir zaman girdi. Telefonla hatırlatmasa belki de hiç aklıma düşmeyecekti.

Kalktık gittik. İyi de ettik doğrusu.

Toprakla haşir neşir olmuştu. Onunla uğraşırken hiç usanmadığını, lüzumsuz hiçbir şeyin hatırına gelmediğini anlattı. Toprağın kendisini yenilediğini ve sağlığına da iyi geldiğini örneklerle aktardı. Hatta bir ara ben yıllarca öğrenci okuttum, öğretmenlik yaptım, emekli olduktan sonra toprağa öğrenci oldum. Toprak beni eğitiyor, mürebbiyem oldu dedi.

Toprağın bile bizim gibi yorulduğunu aktardı. Bu sebeple toprağın havalandırılması gerektiğinden bahsetti. Aksi halde verimsizlikle karşılaşılacağına işaret etti.

Sonra bize döndü ve canlar dedi, toprağınızı havalandırın. Toprağını havalandırmayanlar kendileri havalanıyorlar. Siz havalanmayın ama kendinizi havalandırın. Nefes alın. Yenilenin. Ki; içinizde mananın baharı yeşersin.

Söylemezsem olmaz, çok etkilendim anlattıklarından. Bir köylü çocuğu olduğum halde toprakla yeni tanıştığımı hissettiğimi rahatlıkla itiraf edebilirim.

Ve mesajlarından sarsıldığımı…

27.06.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.