OLDUĞUN NE OLMAK İSTEDİĞİN NE?

BİZİ mutuz eden hususlardan birisi de olduğumuz ile olmak istediğimiz yer arasındaki mesafedir. Diğer bir sebebi de makasın giderek açılıyor olmasıdır.

İlave pek çok neden elbette sıralanabilir ancak benim için ağırlık merkezi oluşturan bir diğer sebep şudur: Gerçekçi olamamak kadar ayakları yere basan hayallerden uzak kalışımız…

Ya tamamen hayalden mahrumuz ya da gerçekçi olmayan hayallerin paçasına tutunmuş oluşumuz.

Soruyu tekrar edelim. Olduğun ne olmak istediğin ne?

İlkine yanlış cevap vermek ikincisini hatalı yorumlamaya itiyor bizi. Aradaki engellerimizi sağlıklı tespit ederek işe başlamalıyız.

Örneğin önce mutluluk sonra başarı diyebilmeliyiz. Tersine çevirdiğimiz zaman değişen havuçların peşinde durmadan koşan ama bir türlü hedefe ulaşamayan beygirler haline dönebiliyoruz. Ne yazık ki böyle.

Bir de hayal kurmayı bilmiyoruz. Konu üzerinde çalışanların bize sunduğu veriler, üzerinde düşünülmeyi hak ediyor. Örneğim; Çocuklar yüzde 50 hayal kurabilirlerken yetişkinlerde bu oran yüzde 14 ile sınırlı kalıyor. Buradan yanlış veya gerçekçi olmayan hayallerin yüzdesini düştüğümüzde geriye ne kalıyor acaba?

Hangi düşüncelerin bu eksikliğe veya yanlışlığa sebep olduğunu bularak ve korkularımızla yüzleşerek işe başlayabiliriz.

Canımız acır mı derseniz elbette acıyacaktır. Ama başka çare de yoktur.

Kendimizi kendimizden kurtaracak gücümüz var.

İnanın!

16.12.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir