ÖLÜNÜN AĞIDI

ŞAŞIRMADIĞIMIZ gün olmuyordu neredeyse… Hayretini kaybetmek ardından pek çok şeyi de zayi etmek değil midir zaten? Yine bir sabah serinliğindeydik. Ortamızda söğüt ağacı vardı. Yaprakların hışırtıları muhteşem bir ahenkle işitiliyordu. Rüzgâr yüzlerimizde varlığını güçlü şekilde hissettiriyordu. Bende kendime kuytu bir yer buldum ve çöktüm hemen. Şaşırtan cümle tam bu sırada çıkageldi.

Ölüye ağıt faydasızdır. Ölünün ölüye ağıtı da öyle.

Kalbiniz ölüyse kendinize ne kadar yazıklansanız etkisi olmaz. Kalbi ölü olanların fizik olarak ölülere ağıt yakması beyhudedir. Mesele nefis diriliğini öldürmek, kalbin ölmüşlüğünü diriltmektir.

Bu günler bunun içindir.

Gündeminizi doğru belirleyin. Bir yürek gündeminiz olsun. Sağda solda cereyan eden hay huyla zaman geçirmeyin. Oralarda olup bitenlere üzülmek, ağlamak yersizdir.

Kendi ruh ikliminize dönün. Kalbinize dönün. Orada durum nedir buna bakın.

Kalbinizi Kur’an ile diriltin. Ruh ikliminize baharı hâkim kılın. Aşk-ı Muhammedi enerjiniz olsun.

Yoksa sızlanmanız boşunadır. Ölünün ölüye ağıtı faydasızdır.

Kalbi ölmüşlerin ahı enini işitilmez. Feryadı duyulmaz.

Diriltin kalbinizi. Ramazan bunun içindir. Gönlünüze Kur’an nazil olsun.

08.05.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.