SONUÇLA UĞRAŞAN SONUÇSUZ KALIR

ANLAYAMADIM önce, nasıl yani dedim… Çarpık bir cümle gibi algıladım. Üzerinde biraz düşününce hak verdim.

Çağımız insanı süreçleri doğru şekilde takip etmek ve yapması gerekenleri hakkıyla yapmak yerine sonuç odaklı bir bakışa yönlendirildiler.

Çoğumuz da bu zokayı yuttuk. Oysa bize düşen sadece insan olmaktı.

Fıtratımızı bozmadan yaşayabilseydik, insan kalmayı başarabilecektik. İşte o zaman İslam kalmak da mümkün olacaktı.

Şimdi isim var, resim var ama içerik yok. Kapağı alımlı içi boş kitaplara benzedik. “Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane” diyemedik. Bin olduğunu düşünerek aldıklarımız bir bile çıkmadı. Sıfıra eş değer olduk.

Anlamadan, algılamadan salgılamaya başladık. Hazmetmediklerimizi bizim ürünümüzmüş gibi pazarladık. Bunu pek çok unvan altında yaptık.

Hizmet eden, gayret gösteren, başkalarının refah ve mutluluğunu gözeten kişiler olmaktan çıkıp kendine hizmet bekleyen kişilere dönüştük.

Düşünme eyleminden uzak kaldık, bildiklerimizle yetindik. Üstelik bildiklerimizi ne kadar bildiğimiz şüpheliyken. Olması gereken bildiklerimiz kadar onlar üzerinde düşünebiliyor olmaktı. Yapamadık.

İyi insan olmak yerine, bilinen, tanınan, övülen, öykünülen, karizmatik kişiler olmayı tercih ettik. İnsan olma süreçlerini atlayarak bunu başaramayacağımızı bilemedik. Yanıldık.

Sizi bilmem ama ben sonuçla uğraşanların sonuçsuz kalacağı cümlesini böyle anladım.

12.11.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.